16 Mart 2026 Pazartesi

Sevgi ve Merhamet

  


Sevgi ve Merhamet

Her an zihnimizden bazı düşünceler, bazı görüntüler geçiyor. Bu anda yazmakta olduğum cümlelerden başka şeyler de düşünüyorum: Bazı şeyler canlanıyor gözümde. Büyük ihtimalle sizin de zihninizden geçen düşünceler var. 

Zihnimizi durdurmamız imkânsız. İmkânsız kelimesini kullanmamalıydım. Zihni belirli bir süre durdurabilmenin mümkün olduğunu da duymuyor değiliz. Örneğin tam huşu ile kılınan namazda çevreden etkilenmeyebiliriz. Meditasyon denen, ne olduğunu pek anlayamadığım durumlarda da böyle zihni durdurma oluyormuş. Biz genel durumdan söz ediyoruz. Genellikle zihin bir ırmak gibi akar dururmuş. 

Bazı yazılar ırmağımızı bulandırır. Akışı değiştirir; ama suyu ters akıtamaz kimse. 

Pazar yazılarımda zihninizi çelmek istemem. Irmağınız yine tabii akışında olsun. Başka deyişle herkes zihninden geçenleri dinlerken benim yaptığım alıntılara da göz atıversin. Bu seferki alıntılar yurt dışında çıkan gazetelerin yazarlarından: 

“Bu hafta elime geçen harika bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Bugün sevgimi herkese, dünya'ya, evren'e, güneş'e ay'a yıldız'lara tüm canlı'lara bilinçlere yolluyorum ve aynı şekilde çoğalarak bana döneceğinin farkındayım.” (Özden Bayraktar, Farkındayım Haber (Londra))

*

“Modern dünyanın insanları olarak bizlerin yaşadıkları kaosun temelinde Yüce Peygamberimiz’i kendimize örnek almamamız yatmaktadır. Birbirimize hep kem gözle bakıyoruz. En ufak bir sürtüşmede kavga ediyoruz. Sabrı ve merhameti kendimizden uzak tutuyoruz. Kibrin ve riyanın, zulmün ve şehvetin esiri haline geliyoruz. Bu sebeple etrafımızda ışık yerine karanlık halkalar oluşuyor.” [Ahmet Hraloğlu, Merhamet Peygamberi, Gündem (Batı Trakya)]

*

Öfke, aklın önüne geçerse, dengeli davranış engellenir elbet. Birbirinizi, nedensiz sürtüşmelerin içinde bulursunuz; yıpratırsınız, yıpranırsınız. Ama öfkesizlik duyarsızlığın ta kendisidir. Duyarlılık; kendisinde, çevresinde olup bitenleri algılayıp değerlendirmenin giriş kapısıdır. Duyarlıkları doğru değerlendirebilmek için usa başvurmak gerekmiyor mu?” [Osman Bolulu, Lütfen biraz öfkelenir misiniz? Bizim Anadolu, (Kuzey Amerika)]

Sevgi, merhamet, öfke kavramlarına işaret etmek için böyle alıntılara gerek yoktu belki; ama ırmağınızdaki suyun daha gür akmasını sağlamak için böyle alıntı yapıyorum. İçtenlikle düşünelim:

Bu kavramları yalnız benden duysaydınız zihninizden geçen cümleler, gözünüzde canlananlar böyle mi olurdu? Olmazdı tabi. Londra’da, Batı Trakya’da, Kuzey Amerika’da çıkan gazeteleri düşünmüşsünüzdür. Tanıyorsanız yazarlar da geçmiştir zihninizden. Bu arada şunu da belirteyim Bu yazarlardan yalnız Osman Bolulu’nun yazılarını önceden de okumuştum. Yanılmıyorsam bir defa da karşılaşmışlığımız var gibi.

Diğer yazarları ben de ilk kez okudum. Yazarın fikri önemlidir gerçi; ama şahsını da tanırsak yazılarını başka türlü değerlendiririz. (Bu son söylediğim ayrı bir çalışma konusu. Neymiş? Bir söz kimin söylediğine göre de değişik anlamlar kazanırmış.) 

Sağlığımızı ihmal etmeyeceğiz. Beden ve ruh sağlığımıza dikkat edeceğiz. Olup bitenler karşısında tepkisiz kalmayacağız; ama öfkemize yenilmeyecek, sevgiyle ve merhametle yaklaşmasını bileceğiz

Başiskele-Kocaeli, 10. 07. 2011 

 

_______________________

Sabahattin Gencal, PazarGünlerine Özel SANDVİÇ/DENEMELERİM, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020


"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

___________________