Sevgi ve Merhamet
Her an
zihnimizden bazı düşünceler, bazı görüntüler geçiyor. Bu anda yazmakta olduğum
cümlelerden başka şeyler de düşünüyorum: Bazı şeyler canlanıyor gözümde. Büyük
ihtimalle sizin de zihninizden geçen düşünceler var.
Zihnimizi
durdurmamız imkânsız. İmkânsız kelimesini kullanmamalıydım. Zihni belirli bir
süre durdurabilmenin mümkün olduğunu da duymuyor değiliz. Örneğin tam huşu ile
kılınan namazda çevreden etkilenmeyebiliriz. Meditasyon denen, ne olduğunu pek anlayamadığım durumlarda da böyle
zihni durdurma oluyormuş. Biz genel durumdan söz ediyoruz. Genellikle zihin bir
ırmak gibi akar dururmuş.
Bazı yazılar
ırmağımızı bulandırır. Akışı değiştirir; ama suyu ters akıtamaz kimse.
Pazar
yazılarımda zihninizi çelmek istemem. Irmağınız yine tabii akışında olsun.
Başka deyişle herkes zihninden geçenleri dinlerken benim yaptığım alıntılara da
göz atıversin. Bu seferki alıntılar yurt dışında çıkan gazetelerin
yazarlarından:
“Bu hafta elime geçen harika bir yazıyı sizinle
paylaşmak istiyorum. Bugün sevgimi herkese, dünya'ya, evren'e, güneş'e
ay'a yıldız'lara tüm canlı'lara bilinçlere yolluyorum ve aynı şekilde
çoğalarak bana döneceğinin farkındayım.” (Özden Bayraktar, Farkındayım Haber (Londra))
*
“Modern dünyanın insanları olarak bizlerin
yaşadıkları kaosun temelinde Yüce Peygamberimiz’i kendimize örnek almamamız
yatmaktadır. Birbirimize hep kem
gözle bakıyoruz. En ufak bir sürtüşmede kavga ediyoruz. Sabrı ve merhameti
kendimizden uzak tutuyoruz. Kibrin ve riyanın, zulmün ve şehvetin esiri haline
geliyoruz. Bu sebeple etrafımızda ışık yerine karanlık halkalar oluşuyor.” [Ahmet Hraloğlu, Merhamet Peygamberi, Gündem
(Batı Trakya)]
*
“Öfke,
aklın önüne geçerse, dengeli davranış engellenir elbet. Birbirinizi,
nedensiz sürtüşmelerin içinde bulursunuz; yıpratırsınız, yıpranırsınız. Ama öfkesizlik duyarsızlığın ta kendisidir.
Duyarlılık; kendisinde, çevresinde olup bitenleri algılayıp değerlendirmenin
giriş kapısıdır. Duyarlıkları doğru değerlendirebilmek için usa başvurmak
gerekmiyor mu?” [Osman Bolulu,
Lütfen biraz öfkelenir misiniz? Bizim Anadolu, (Kuzey Amerika)]
Sevgi,
merhamet, öfke kavramlarına işaret etmek için böyle alıntılara gerek yoktu
belki; ama ırmağınızdaki suyun daha gür akmasını sağlamak için böyle alıntı
yapıyorum. İçtenlikle düşünelim:
Bu kavramları
yalnız benden duysaydınız zihninizden geçen cümleler, gözünüzde canlananlar
böyle mi olurdu? Olmazdı tabi. Londra’da, Batı Trakya’da, Kuzey Amerika’da
çıkan gazeteleri düşünmüşsünüzdür. Tanıyorsanız yazarlar da geçmiştir
zihninizden. Bu arada şunu da belirteyim Bu yazarlardan yalnız Osman Bolulu’nun
yazılarını önceden de okumuştum. Yanılmıyorsam bir defa da karşılaşmışlığımız
var gibi.
Diğer
yazarları ben de ilk kez okudum. Yazarın fikri önemlidir gerçi; ama şahsını da
tanırsak yazılarını başka türlü değerlendiririz. (Bu son söylediğim ayrı bir
çalışma konusu. Neymiş? Bir söz kimin
söylediğine göre de değişik anlamlar kazanırmış.)
Sağlığımızı
ihmal etmeyeceğiz. Beden ve ruh sağlığımıza dikkat edeceğiz. Olup bitenler karşısında tepkisiz
kalmayacağız; ama öfkemize yenilmeyecek, sevgiyle ve merhametle yaklaşmasını
bileceğiz.
Başiskele-Kocaeli,
10. 07. 2011
_______________________
Sabahattin Gencal, PazarGünlerine Özel SANDVİÇ/DENEMELERİM, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
___________________
