Her zamanki gibi okumakla başladım güne.
Okudukça
geçmişi hatırladım. Okudukça günümüzdeki durumu tespit etmeye çalıştım.
Okudukça geleceği düşündüm.
Kitaplardan
bölümünde Kandil Olmak İsteyen Çocuk’tan birkaç paragraf alıntı yaptım, O
birkaç paragraf birkaç kitap olabilir:
“Son devir Bektaşî
şairi olan Edib Harâbî’nin şu dörtlüğüyle sözlerimizi bitirelim:
“Kandil geceleri kandil
oluruz. / Kandil içinde fitil oluruz.
Hakkı göstermeye delil oluruz,
/ Fakat kör olanlar görmez bu hali”
Bir an için dörtlükten
hareketle düşündüm:
Kimimiz fitil olsak,
kimimiz yakıt, kimimiz kandil, kimimiz tutuşturucu, kimimiz…
Kısaca iş birliği ve iş
bölümü yapabilsek aydınlık yarınlara ulaşırız gibime geliyor.
Siyonistlerle
emperyalistlerin İran’a canavarca saldırmalarını maç yayınlar gibi
yayınlıyoruz. Ama bundan ders ve ibret alarak mutlaka aydınlanmamız gerektiğini
aydınlıkta her şeyi görerek bilinçli olarak her türlü tehlikelere karşı önlem
almamız gerektiğini söyleyen yok.
Evet, herkes içinden
böyle düşünüyordur belki ama bu konu üzerinde ciddi olarak, planlı olarak
durmak gerekmez mi?
Bunları düşünürken,
medyadan bölümüne aldığım bir yazıda geçen bir cümle içime bir gariplik düşürüyor
ve bu dalga dalga bütün hücrelerime yayılıyor: “Kuşu ölene başsağlığı
dileyen ümmet nerede?”
Bu haldeyken Günlük
sitesinin diğer sayfalarını hazırlıyorum.
Resim bölümünde Mona Lisa var. Bahçecik yıllarımızda evimizin koridor duvarına koskoca Monaliza Röprodüksiyonu asmıştım. Ona bakınca O’nu görüyordum…
Şiir bölümünde şair ve
yazar Ahmet Gencal’ın Yalnızlık Geceleri var:
Yazmak iyileştirir
Yalnızken karakterler
Birini yaratır dost
olur
Sevmekle başlar her şey…
“Yazmak iyileştirir.” diyor
genç düşünürümüz. Ben de hep yazıyorum.
İyileşmek umuduyla…
Sabahattin Gencal,
İstanbul, 11. 03. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
