Yazmak sosyal bir ihtiyaçtır. Yazmanın bir ihtiyaç olduğunu bir kere daha bir kere daha anlamış bulunuyorum. Nasıl ki bir müddet yemeyen biri, açlık hissederse ben de, epeydir yazmadığımdan olacak yazma ihtiyacı hissediyorum.
Bu
hissi birçok yazar ve şair kendilerine özgü, etkili biçimde açıklamışlardır.
Ben böylesine bir açıklama yapmayacağım; daha doğrusu yapamayacağım.
Yazacağım
sadece, sadece yazacağım. Nasıl ki aç olanın birinin yemek seçmek gibi bir
lüksü olmayacağı gibi bizim de, “Bunu yazayım, şunu şöyle yazayım” gibi bir
tercihimiz yok, olamaz da zaten.
Okumak
da insanlar için bir ihtiyaç. Öyle bir ihtiyaç ki hava gibi, su gibi, gıda gibi
doğal bir ihtiyaç, temel bir ihtiyaç. Aslında doğal ihtiyacın ötesinde bir
farz.
Allah
(cc) Kur’an-ı Kerim Alak Sûresi 1. ayetinde “Yaratan Rabbinin adıyla oku!”
buyurmaktadır. Düşünelim bir, Kur’an’ı Kerim “oku!” emriyle başlıyor. Alak
Sûresi ilk beş ayetinde ve Kalem Sûresi birinci ayetinde de kalemin ve yazının
önemi vurgulanır. Ama emir verilmez. Onun için bazı müfessirler okumanın farzı
Ayın, yazmanın farz-ı kifâye olduğunu söylerler.
Toplumumuzu
ve insanlığı; yurdumuzu ve dünyayı ilgilendiren sorunlara dikkati çekmeyi,
becerebildiğimiz ölçüde sorun çözme ile ilgi görüş bildirmeyi bazen hiç
düşünmüyor, bazen de “Bazıları yazıyor ya, biz yazmasak da olur” diyoruz. Ben
öyle diyorum, sen öyle diyorsun, o da öyle… İşte o zaman yazmak farz-ı ayın
oluyor.
(…)
___________________________________
Sabahattin Gencal, GönlümdeAçılıyor Sevgiyle UMUTLAR, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
