16 Nisan 2026 Perşembe

Bir Öğretmen, (Bugünkü Anlamıyla) Sanatçı Olabilir mi?

  

                                                                                                         
Ben bir öğretmenim; bir sanatçı/yazar değil.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.); “Biz peygamberler topluluğu, daima insanların seviyelerine inmek ve onların anlayabilecekleri şekilde konuşmakla emrolunduk." (Zebidî, İthaf'u Sade, 2/65) hadisini meslek hayatımda da blog yazılarımda da ilke edindim. Onun için becerebildiğim ölçüde okuyucuların anlayabileceği biçimde yazmaya çalışıyorum. Başka deyişle sanat yapma kaygısı gütmüyorum, zaten beceremiyorum da...

Sanatçılar, her bir okuyucunun eserini/yazısını kendilerine göre farklı farklı yorumlayabilecekleri biçimde yazarlar veya yazmaya çalışırlar. Onun için derler ki, yazı okuyucuya geçince yazarından göbek bağı kesilir. Açık deyişle yazar; “Bu yazım, şu anlamı taşıyor.” diyemez.

Sanatçı okuyucuyu, doğrudan veya dolaylı biçimde yönlendirmezmiş. Başka deyişle sanatçı toplum menfaati, devlet sırrı, kültür, din, dil vb. düşünmezmiş.

-mış, mişli yazıyorum; çünkü gençliğimizde şahit olduğumuz, bizden çok öncelerinde başlayan “sanat sanat içindir.” tartışmalarını açma niyetinde değilim. Aslında bu konulara girmeyi hiç düşünmüyordum; ama daha dün okuduğum bir cümle ile biraz sarsıldığım için birkaç paragraf yazayım, dedim. Sarsıldığım cümleyi çoktan unuttum; siz de unutun ve yazıya odaklanalım.

Sanatçı, her bir okuyucusunu farklı farklı yoruma sevk edebilirmiş. Bence bu, kimin çıkardığını bilmediğimiz bu kural, siz kuralsızlık diyebilirsiniz, evet bu kural istismarcılığın kapılarını ardına kadar açtı. Adamlar, keyfine estiği gibi yazıyorlar, dindi, ahlaktı, kültürdü, bilimdi vb. hiç umurlarında değil. Niye olsunlar ki, bakın Nobel ödülü yanında birçok ödülle taltif edilen Sayın Orhan Pamuk ağabeyleri ne diyor:

“Bir önceki kuşağın yazarları, toplumsal sorumluluk hisseden, edebiyatın, ahlâka ve politikaya hizmet etmesi gerektiğini düşünen yazarlardır. Birçok yoksul ülkedeki yazarlar gibi, onlar da yeteneklerini, milletlerine hizmet etme arayışları yolunda harcadılar. Ben onlar gibi olmak istemiyorum.” (http://www.demlisozler.com/soz/bir-onceki-kusagin-yazarlari-toplumsal-sorumluluk.html/)

Pamuk için söz etmek, bir önceki kuşaktan olsam bile haddim değil. Ama siz söyleyin;  “Milletlerine hizmet etme arayışları içinde...” olmamalı mı? İnternet dünyasına güven olmaz, belki de bu söz büyük edebiyatçı, Sayın Orhan Pamuk’un olmayabilir de. Eğer onunsa, yukarıda dedim ya haddimi bilirim, “Hasbinallah...”demekten başka çarem yok.

Uzatmadan söyleyeyim, sanata karşı değilim. Karşı olmak ne kelime bütün öğrencilerime sanatı sevdirmeye çalıştım. Allah’a şükürler olsun ki meyvelerini de gördüm. Sanat sanat içindir, değildir tartışmalarına hiç girmedim. Sanatın evrensel olduğuna, insana estetik bir zevk, bir güzellik verdiğine; sanatın insanı insan yapan unsurlardan biri olduğuna inananlardan biriyim. Evet, sanat yapamıyorum; ama sanatı ve sanatçıları seviyorum. Evlatlarımı sever gibi, öğrencilerimi sever gibi, çocukları, kuzuları; dağları dereleri sever gibi seviyorum sanatı. Onun için yalvarıyorum: Etmeyin, eylemeyin evrenselliğin ne olduğunu öğretin gençlere. Bu zor olmayacak bizler için. Çünkü Evrensel bir Kur’an’ımız var, tabii evrensel bir ahlakımız da. Yani korkmayın kültürümüzü, dinimizi, ahlakımızı konu etmekten. Nobel alamazsınız belki; ama bu milletin gönlünü fethedebilirsiniz. Tabii, evrenselliğin ne olduğunu bilen toplumların da sevdiği, sevebileceği bir sanatkâr olabilirsiniz.

Bakın, aklıma düşer düşmez bu yazıyı yazıverdim. Yarına bekletsem daha derli toplu olabilirdi; ama yarına çıkabilir miyiz Allah (cc) bilir. Hiçbir nedenle işleri ertelemeyin. Haber veriyorum; “vahşi kapitalizm, bilerek veya bilmeyerek bizim az da olsa kalan sanat ayarlarımızı bozabilir...

Ben bir öğretmenim, sanatçı/yazar değil. Sanatçı öğretmen olabilme zamanını büyük ölçüde geçirdim. Siz siz olun, zamanı geçirmeyin.

Zamanı geçirmeyi değil, değerlendirmeyi düşünelim.

Çekmeköy18. 11. 2020

 _______________________________

SabahattinGencal, Aylak Aylak Dolaşıyorum İnternet Sokaklarında, Cinius Yayınları, İstanbul,2021