Ağır
vasıtalarda kör nokta uyarı sistemi unutulmamalı.
Otobüs
durağına gittim. Otobüsün gelmesini bekliyorum.
Büyük
bir damperli hafriyat kamyonu durdu önümüzde. Kamyonun sağ kapısının aşağı
tarafındaki yazı dikkatimi çekti:
“Dikkat.
Aracın kör noktasıdır.
Şoför sizi göremez.”
Önümüzdeki
kamyon çok durmadı.
Başka
hafriyat arabaları da geçti.
Birinin
önünde üst tarafta büyük harflerle YA ALLAH, biraz aşağısında “ Menfaat
biterse muhabbet de biter.” Yazıları vardı. Tabii sağ tarafta da “Dikkat…”
yazısı.
“Eee,
ne olmuş yani.” demeyesiniz. Bir şey olduğu yok, günlük hayat devam ediyor.
Allah’a şükür inşaatlar da devam ediyor. Bu gözlemimi böyle yorumlamam gerekir
değil mi? Ama öyle olmadı; şeytan kafamın içindeki klasörlerden, ileride
yazmayı düşündüğüm, 15 Temmuz İkinci Kurtuluş Savaşımızın klasörüne tıkladı.
Açılan
klasörün içindeki dosyalardan da “yaverler” dosyası açıldı. Yazılı ve görsel
medyadan öğrendiğimize göre üst düzey yetkililerin yaverleri hep kör noktada
oldukları için görülmemişlerdir.
Kamyonlardaki
yazı niçin yazılıyor? Sakın ola ki bu noktada durmayınız yoksa ezilirsiniz.
Yaverlerin akıbeti de böyle mi oldu. Ama başka başka şeyler de olabilirdi.
Örneğin tekere takoz koyarlardı, lastikleri patlatırlardı. Daha kötüsü “Ya
Allah” deyip şoföre sprey sıkabilirlerdi, açık deyişle “Ya Allah” deyişiyle
şoförü kandırabilir, yanıltabilir veya sinirlerini bozabilirlerdi. “Menfaat
biterse muhabbet de biter.” deyip her türlü melaneti yapabilirlerdi…
Kendi
kendime diyorum ki; yahu ne âlâka. Kamyondaki yazıları yazanlar bunları
düşünesiniz diye mi yazdılar. Dedim ya, Şeytan... Şeytanı kovmak için
Euzü-Besmele çekelim.
Yazıyı
bitirmeden önce kamyonun ön tarafındaki yazıyı bir kere daha gözden geçirelim:
Ya Allah diyen menfaatler kesilince muhabbeti keser mi. Demek ki Allah rızası
için muhabbet de yapılmıyor.
Otobüs
beklerken genellikle kitap okurum. Bugün nedense kamyon yazıları okudum. Fena
mı oldu. Hem okudum hem de yazdım… Yalan dünya…
Dikkat, sadece büyük büyük
kamyonların değil her arabanın kör noktasının olduğunu unutmayınız.
Çekmeköy-İstanbul, 12 Ağustos 2016
_________________________
SabahattinGencal, Kitaplara Sığdırılamayan FARKLI YAZILAR, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020
