10 Nisan 2026 Cuma

Kırıntı Dağları

 


Kırıntı Dağları | Beklemek Bazen Ölmenin Yavaş Hâlidir

"Dediler ki… Dağın arkasında bir gün gelecek ağabeyin..." Bu şiir, Gümüşhane'nin Şiran ilçesine bağlı Kırıntı Köyü'nün o sarp ve geçit vermez dağlarına, Burgababa’nın sessizliğine ve bir çocuğun hiç bitmeyen bekleyişine yazıldı. Beklemek sadece zamanın geçmesi değil, insanın her gün kırıntı kırıntı eksilmesidir. Çocukluğunu o dağların gölgesinde bırakanlara ve kalbi hala 'dağların ardında' atanlara ithaf olunur. KIRINTI DAĞLARI Dediler ki… Dağın arkasında bir gün gelecek ağabeyin. Ben o günden sonra Zamanı kendime düşman, O geçit vermez dağları sığınak bildim. Her geçen gün Ondan biraz daha uzaklaşmak demekmiş meğer. Kırıntı’ya sığınan o eski insanlar gibi Ben de bu bekleyişin kuytusuna saklandım; Bunu geç öğrendim… Çok geç… Giderken “bekle” demiştin, Ben ömrümü susturdum. Yalnız dallara adak niyetine çaputlar bağladım, Burgababa’nın taşlarına yüzümü sürdüm. Saatler konuştu, takvimler bağırdı, Ben o kartal yuvası tepelerde Sadece sustum. Beni özlersen demiştin… Ben kendimi özledim en çok ağabey; Sende bıraktığım o çocuk hâlimi, Gözü dağ yollarında kalmış O hiç büyümeyen yanımı… Kırıntı Dağları’na baktım her gece, Gözlerim değil, içim kanadı. Adak ağaçlarındaki o solgun bezler gibi, Rüzgâr vurdukça tel tel döküldüm. Dağlar duruyordu yerinde, Ama ben… her bakışta biraz daha eksiliyordum. Bir çocuk Her gün biraz daha yok olabilir mi? Ben oldum… Sen gelmeyince, o boşluğa dolan kar oldum. "Sabır" dediler, "gelecek" dediler, Bilmediler ki Beklemek, bazen ölmenin yavaş hâlidir. Andan ana, kırıntı kırıntı eksilmektir. Bir gün… dediler yine… O gün geldi belki de… Eşiklere bereket suyu değil, gözyaşı serptim; Ama sen gelmedin. Ben hâlâ oradayım, Ama artık yolu gözlemiyorum… Sadece o yükseklerde bıraktığım Ve bir daha hiç dönmeyecek olan o masumiyeti bekliyorum. Eğer bir gün gerçekten gelirsen ağabey… Beni bulamazsın. Çünkü ben Kırıntı Dağları’nın eteklerinde Seni beklerken Kendimden vazgeçtim… Ve geriye sadece Dağlarda yankısı kesilmiş bir ses gibi İnce ve kimsesiz Bir sessizlik kaldı… Ahmet GENCAL, Nisan 2026 Kanalıma abone olmayı ve bu duyguyu paylaşmak istediğiniz dostlarınıza videoyu göndermeyi unutmayın.