12 Nisan 2026 Pazar

Ne Yazdığını Bilmek veya Bilmemek

 


Jean Jacques Rousseau’ya atfedilen bir söz var: “İyi bir aşk mektubu yazabilmek için ne demek istediğine dair hiçbir fikrin olmadan yola çıkmalı, ne yazdığını bilmeden bitirmelisin.” “Kitaplardan alıntılarda” bu sözün de içinde bulunduğu bir sayfa var. O sayfadan da anlaşılacağı üzere bu sözü tam olarak anlayamadım. Hiç aşk mektubu yazmadığım için mi anlayamadım? Anlayamadığımı bugün (AI) bakışını okuyunca anladım.1

Dünya bu anladın anlamadın olacak  

Bugünkü yeşil yapraklar yarın solacak…

Bu konuya niye girdiğimi söylersem yazının tadı kaçacak.

-ecekli -acaklı şiir olmaz

Ne olacağı ise hiç belli olmaz.

Böylesi kelimeler kalbi yormaz.

Kim derdi ki çok okuduğum sonra da kütüphaneme hapsettiğim Jean Jacques Rousseau bir cümlesiyle yönlendirecek beni.

Evet, cümle âleme duyurula ki bundan böyle GÜNLÜK yazılarım için;

Plan aranmayacak. Köprüler kurulmayacak.

Yazılar akışına bırakılacak. Öyle ki cümleler de kelimeler de Ancumah Deresi gibi akacak. Sular atlayacak taşların üzerinden ya da dolanacak kayaları. Arada bir de köpürecek

Ancumah Deresi mi dedim? Ah o su sesi, su şırıltısı, su pırıltısı. Avuç avuç içersin. Çevrene bakıp bakıp kuş sesleri, yaprak sesleri ve hafif esintilerde kendinden geçersin.

Evet evet, kafama koydum bir kere Günlüklerim hep böyle olacak. Yaza yaza yaza kalmadan aşk mektubu da yazmayı öğrenirim belki. Baltayı taşa mı vurdum? Ben her zaman böyle sözde iç kafiye dış kafiye her neyse yapmaya çalışmanın doğru olmadığını söylerim.

Bu arada yanlış anlamalar yer vermemek için ekleyeyim: Kitap yazma çalışmalarım devam ediyor. O çalışmalarda edebi ustalık göstermeğe çalışıyorum elbet. Onlarda da samimiyet var ama ciddiyet daha ağır basar.

Evet, Rousseau rahat uyusun. Dediği gibi ne yazdığımı bilmeden bitiriyorum.

Sabahattin Gencal, 12. 04. 2026

 __________________________

AI Bakışı

Jean-Jacques Rousseau'ya atfedilen bu söz, aşk mektubunun planlı, teknik veya mantıklı değil; tamamen kendiliğinden, içgüdüsel ve duyguların akışına bırakılarak yazılması gerektiğini vurgular. Kalbin mantıktan önce geldiği, zihinsel bir tasarımdan ziyade ruhun yansıması olan, samimi bir yazma sürecini ifade eder.  Reverso Context

·                     Planlamayın: Ne söyleyeceğinizi önceden kurgulamak, mektubu yapaylaştırabilir.

·                     Akışına Bırakın: Duygularınızın sizi yönlendirmesine izin verin, kalem kağıt üzerinde özgürce gezinsin.

·                     Samimiyet: Mektup bittiğinde, ortaya çıkan ifadenin derinliğine siz bile şaşırabilirsiniz. Reverso Context

Bu yaklaşım, aşk mektubunun bir "sanat" veya "duygu aktarımı" olduğunu, edebi bir ustalıktan ziyade saf bir tutku içermesi gerektiğini savunur.