İmam-ı Rabbani Ahmed el-Faruki es-Serhendi Hazretleri tarafından Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buharî'ye yazılan 50. Mektup, esas olarak "dünyanın hakikati ve ona karşı takınılması gereken tavır" üzerinedir.
Metnin sistematik özeti şu başlıklar altında toplanabilir:
1. Dua ve Temenni (Giriş)
Mektup, muhatabın Allah’tan başkasına bağlanmaktan kurtulması, tam bir yönelişle Allah’a dönmesi ve hem zahiri hem de manevi bir devlete (saadete) kavuşması dualarıyla başlar.
2. Dünyanın Aldatıcı Mahiyeti
İmam-ı Rabbani, dünyanın dış görünüşü ile iç yüzü arasındaki tezatı şu metaforlarla açıklar:
Zahir (Görünüş): Tatlı, taze ve güzel görünür.
Hakikat (İç Yüz): Öldürücü bir zehir ve değersiz bir metadır.
Benzetmeler: Dünyayı "altın kaplamalı bir pisliğe" veya "şekerle karıştırılmış zehre" benzetir. Dünyaya gönül bağlayanların sonunun hüsran ve delilik olduğu vurgulanır.
3. Akıl ve Zühd İlişkisi
Metinde gerçek akıl sahipliğinin ölçüsü dünyaya bakış açısıyla belirlenir:
Fıkhi Bir Örnek: Bir kişi vasiyetinde malının "en akıllı kimseye" verilmesini isterse, fıkıh alimlerine göre bu malın zahidlere (dünyadan yüz çevirenlere) verilmesi gerekir.
Gerekçe: Dünyanın geçiciliğini ve değersizliğini fark edip ondan yüz çevirmek, aklın ve ferasetin kemaline (olgunluğuna) delalet eder.
4. Şeyh Zekeriya Hakkındaki Şefaat Talebi
Mektubun sonunda özel bir meseleye değinilir:
Şeyh Zekeriya’nın Durumu: Şeyh Zekeriya'nın vergi toplama veya defter tutma gibi idari/dünyevi bir görevle (istila/ibtilâ) meşgul olduğu belirtilir.
Endişe ve Destek: Bu zatın, ahiretteki muhasebeye kıyasla çok daha hafif olsa da dünyevi sorumlulukların hesabından korktuğu ifade edilir.
Talep: Şeyh Ferid’den, Şeyh Zekeriya’ya himaye göstermesi ve onu kendi hizmetinde/divanında çalışanlardan sayarak ona destek olması istenir.
Özetle: Mektup, insanın kalbini geçici ve aldatıcı olan dünyadan çekip baki olana yönlendirmesi gerektiğini nasihat ederken, bir yandan da sosyal ve idari meselelerde ehliyetli kimselere şefaat ve yardımda bulunmaktadır.