15 Nisan 2026 Çarşamba

Oku ve Okut

 


         “Akıl Hakkın Elçisi midir?” Adlı Bu Eseri Oku ve Okut.

“Paran kadar konuş” söyleminin hâkim olduğu bir ortamda akılla ilgili bir çalışma yapmak akılkâri midir? Hele de kitap okuma oranının tabanda olduğu bir zamanda kitap yayınlamak akla ziyan.

Siz bu duruma ne dersiniz? Nasıl akıl yürütürsünüz elbette bilemem. Akıl üzerine kitap yayınlamak şaşılacak bir şey midir, kınanacak bir şey midir onu da bilemem. Şöyle, bir kitap piyasasına bakın bakalım. Ne tür eserlerin revaçta olduğunu görüyorsunuz? İhtiras, aşk, macera, zevk mevk vb. aldı başını gidiyor. Ama akılla ilgili kaç eser raflarda var? Bu duruma şaşırmaz mı insan? Şaşırır değil mi? Aslında şaşırmamak gerekir. Şu sözü okuyun bakalım: “İhtiras uçar, zevk koşar, akıl ise yürür; o nedenle de her zaman geç gelmesinde şaşılacak bir şey yoktur.” (Albert Samin)

İşte, geç de olsa kitapçı raflarına akılla ilgili bir eser gelmiş oluyor. Fazla iddialı bir cümle mi kurmuş olduk. Galiba öyle. Öyleyse başka bir cümleye geç: Akıl okuyucunun başına gelirse bu eserde raflardan hareketle okuyucunun önüne gelir. Böylesine türlü çeşitli benzetmelerle bu derlemenin okunması gerektiğini vurgulamama aklım sarmadı doğrusu.

Bu aklı sarmak da nerden geldi aklıma? Böyle bir deyim var mıymış? Eeee, bir çuval inciri… Herkesin kendini akıllı sandığı bir ortamda, akılsızca bir lâf ediverdik. Evet evet, akılsızca bir lâf. Hiç, “akıl okuyucunun başına gelirse” denir mi? Herkes kendini akıllı sandığı... yok öyle değil “Akılları pazara çıkarmışlar herkes kendi aklını satın almış.” desek daha iyi olacak. Biraz karıştırdık gibime geliyor. “Gibime”si fazla mı diyecek oluyorsunuz. Ne yapayım, aklım başımda değil de.

Aklı başında olmayanın akılla ilgili bir eser derleyip düzenlemesi, hele de akla gelebilecek birçok kaynağa girip çıkması görülmüş bir şey değil. Ne yapalım, biz de böyle görünmek istedik. “Ete kemiğe büründük akıl diye göründük” diyecek halimiz yok.

Anlıyorum, siz değerli okuyucularım, içinizden şöyle diyordur: Kurnazların kendilerini üstün akıllı zannedip cirit attığı, herkesin gözünü boyamaya ve de oymaya çalıştığı bir ortamda değil “akıl diye görünmek” iğnenin deliğinden geçsen bile çalışmalarını pazarlayamazsın. Gerçekten böyle demeyi düşüneniz oldu mu? Aman ha, böylesine ince düşünüp üst aklı tedirgin etmeye gerek yok.

Üst akıl bizim yerimize düşünür nasıl olsa. Biliyor musunuz, bu yazdıklarıma daldan dala atlama derler. Sadece böyle deseler… Söz aramızda “akıl akıl diyerek aklını kaçırmış” demesinler de. Adam sende, desinler varsın. Ben de derim ki “Ben, dumanlı havalarda aklımı kaçırdığımı inkâr etmiyorum; ama bana böyle diyenlerin kaçıracak bir şeyleri yok ki…” Gördünüz mü, hemen savunmaya geçiverdim. Biz hep böyleyiz. Kimseden aşağı kalmak istemeyiz. Uygunmuş değilmiş bakmadan cevabı hemen yapıştırırız. Üstelik akıllı mantıklı bir şey yaptığımızı da zannederiz. Zanlarla olmuyor bu işler. Zanları bir tarafa, kurnazlıkları diğer taraf bırakıp gelin akıllı bir iş yapalım. Aklımızı biletmek için “Akıl Hakk’ın Elçisi midir? “adlı derlememizi okuyalım ve okutalım.

Ne diyor Kafka: "İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur." Bu demek oluyor ki, arayan bu eserin yararlı yanlarını bulabilir. Franz Kafka’yı doğrularız inşallah.

Geothe de, "İyi bir kitap insana can veren kandır." diyor. Bu kitap size can da verebilir. Ama akıl? Doğrusu, başlangıçta da belirttiğim üzere, bu eseri almakla zerre miktar akıl alamazsınız; ama hiç değilse aklınızı biletmiş olursunuz.

Bilemek nedir bileceksiniz. “Bilemek 1. kesici araçları, bileği ve benzeri bir şey yardımıyla keskin bir duruma getirmek, keskinleştirmek. "Usturayı biledi" 2.mec. etkisini artırmak, güçlendirmek.” John Locke’un; “Okumak zihni sadece bilgi malzemesiyle doldurur, okuduğumuzu bize mal eden düşünmedir.” sözünü özellikle yazıyorum ki düşüne düşüne okuyalım. Bir an için olsa düşündürebilirsem; yüz milyarlarla ifade edilen beyin hücrelerinizden bir hücrenizi bile etkilersem, bir kibrit çakma örneği kıvılcım çıkartabilirsem kendimi mutlu sayacağım.

Her şey mutluluk için değil mi? Yüce Rabbimizden her iki cihanda mutluluklar dileriz.

___________________________

Sabahattinmidir? (Derleyip Sunan), AKIL Hakk’ın Elçisi midir?, Cinius Yayınları, İstanbul,2018