“Akıl Hakkın Elçisi midir?” Adlı Bu Eseri Oku ve Okut.
“Paran
kadar konuş” söyleminin hâkim olduğu bir ortamda akılla ilgili bir çalışma
yapmak akılkâri midir? Hele de kitap okuma oranının tabanda olduğu bir zamanda
kitap yayınlamak akla ziyan.
Siz
bu duruma ne dersiniz? Nasıl akıl yürütürsünüz elbette bilemem. Akıl üzerine
kitap yayınlamak şaşılacak bir şey midir, kınanacak bir şey midir onu da
bilemem. Şöyle, bir kitap piyasasına bakın bakalım. Ne tür eserlerin revaçta
olduğunu görüyorsunuz? İhtiras, aşk, macera, zevk mevk vb. aldı başını gidiyor.
Ama akılla ilgili kaç eser raflarda var? Bu duruma şaşırmaz mı insan? Şaşırır
değil mi? Aslında şaşırmamak gerekir. Şu sözü okuyun bakalım: “İhtiras uçar,
zevk koşar, akıl ise yürür; o nedenle de her zaman geç gelmesinde şaşılacak bir
şey yoktur.” (Albert Samin)
İşte,
geç de olsa kitapçı raflarına akılla ilgili bir eser gelmiş oluyor. Fazla
iddialı bir cümle mi kurmuş olduk. Galiba öyle. Öyleyse başka bir cümleye geç:
Akıl okuyucunun başına gelirse bu eserde raflardan hareketle okuyucunun önüne
gelir. Böylesine türlü çeşitli benzetmelerle bu derlemenin okunması gerektiğini
vurgulamama aklım sarmadı doğrusu.
Bu
aklı sarmak da nerden geldi aklıma? Böyle bir deyim var mıymış? Eeee, bir çuval
inciri… Herkesin kendini akıllı sandığı bir ortamda, akılsızca bir lâf
ediverdik. Evet evet, akılsızca bir lâf. Hiç, “akıl okuyucunun başına gelirse”
denir mi? Herkes kendini akıllı sandığı... yok öyle değil “Akılları pazara
çıkarmışlar herkes kendi aklını satın almış.” desek daha iyi olacak. Biraz
karıştırdık gibime geliyor. “Gibime”si fazla mı diyecek oluyorsunuz. Ne
yapayım, aklım başımda değil de.
Aklı
başında olmayanın akılla ilgili bir eser derleyip düzenlemesi, hele de akla
gelebilecek birçok kaynağa girip çıkması görülmüş bir şey değil. Ne yapalım,
biz de böyle görünmek istedik. “Ete kemiğe büründük akıl diye göründük” diyecek
halimiz yok.
Anlıyorum,
siz değerli okuyucularım, içinizden şöyle diyordur: Kurnazların kendilerini
üstün akıllı zannedip cirit attığı, herkesin gözünü boyamaya ve de oymaya
çalıştığı bir ortamda değil “akıl diye görünmek” iğnenin deliğinden geçsen bile
çalışmalarını pazarlayamazsın. Gerçekten böyle demeyi düşüneniz oldu mu? Aman
ha, böylesine ince düşünüp üst aklı tedirgin etmeye gerek yok.
Üst
akıl bizim yerimize düşünür nasıl olsa. Biliyor musunuz, bu yazdıklarıma daldan
dala atlama derler. Sadece böyle deseler… Söz aramızda “akıl akıl diyerek
aklını kaçırmış” demesinler de. Adam sende, desinler varsın. Ben de derim ki
“Ben, dumanlı havalarda aklımı kaçırdığımı inkâr etmiyorum; ama bana böyle
diyenlerin kaçıracak bir şeyleri yok ki…” Gördünüz mü, hemen savunmaya
geçiverdim. Biz hep böyleyiz. Kimseden aşağı kalmak istemeyiz. Uygunmuş
değilmiş bakmadan cevabı hemen yapıştırırız. Üstelik akıllı mantıklı bir şey
yaptığımızı da zannederiz. Zanlarla olmuyor bu işler. Zanları bir tarafa,
kurnazlıkları diğer taraf bırakıp gelin akıllı bir iş yapalım. Aklımızı
biletmek için “Akıl Hakk’ın Elçisi midir? “adlı derlememizi okuyalım ve
okutalım.
Ne
diyor Kafka: "İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur."
Bu demek oluyor ki, arayan bu eserin yararlı yanlarını bulabilir. Franz
Kafka’yı doğrularız inşallah.
Geothe
de, "İyi bir kitap insana can veren kandır." diyor. Bu kitap size can
da verebilir. Ama akıl? Doğrusu, başlangıçta da belirttiğim üzere, bu eseri
almakla zerre miktar akıl alamazsınız; ama hiç değilse aklınızı biletmiş
olursunuz.
Bilemek
nedir bileceksiniz. “Bilemek 1. kesici araçları, bileği ve benzeri bir şey
yardımıyla keskin bir duruma getirmek, keskinleştirmek. "Usturayı
biledi" 2.mec. etkisini artırmak, güçlendirmek.” John Locke’un; “Okumak
zihni sadece bilgi malzemesiyle doldurur, okuduğumuzu bize mal eden
düşünmedir.” sözünü özellikle yazıyorum ki düşüne düşüne okuyalım. Bir an için
olsa düşündürebilirsem; yüz milyarlarla ifade edilen beyin hücrelerinizden bir
hücrenizi bile etkilersem, bir kibrit çakma örneği kıvılcım çıkartabilirsem
kendimi mutlu sayacağım.
Her
şey mutluluk için değil mi? Yüce Rabbimizden her iki cihanda mutluluklar
dileriz.
___________________________
Sabahattinmidir? (Derleyip Sunan), AKIL Hakk’ın Elçisi midir?, Cinius Yayınları, İstanbul,2018
