13 Nisan 2026 Pazartesi

Sabahattin Ali

 




        Onun bu yanının karşısında bir de ağırbaşlı, bilgili, zeki ve anlayışlı bir Sabahattin Ali yaşardı. Gürültücü, farfara denecek karlar oynak olan bu adamın aynı zamanda bir filozof kadar Ağırbaşlı yanlarını çok gördüm. 

        Geceleri yalnızlığa çekilip çoğumuzun öğrenmeye tenezzül bile etmediği şeyleri dikkatle okuduğunu çok gördüm. 

        Evine, yanına her saatte gidilebilirdi; hiç birimizin telefonu yoktu. Geç vakitlere kadar Almanca doğa, bitki, hayvan dünyalarının nefis baskılı kitaplarını okumaya verirdi kendini. Psikoloji, felsefe klasikleri, hele edebiyat. Özellikle roman. (...) Öyle olduğu halde Sabahattin bildiklerini, öğrendiklerini bilgiçlik diye satanlardan değildi. 

        Onun belki en temelli özelliği snob'luğa hiç tahammülü olmaması. Öylesine dayanamaz, yüklenirdi. Böyle sahnelerine ben bayılırdım, ona uğrayanlar ona düşman olurlardı. 

        Ne bileyim, o sanki başka bir toplumdan aramıza düşmüş, sıradan olmayan, kendine özgü. Çok kimsece "acayip" bir insandı. Onun için "akıllılar" toplumunda o "deli" sayılabilirdi. Şaşılacak şey değil.

(Niyazi Berkes, Kişisel Anılar, s. 68; Laslo, Filiz Ali – Özkırımlı, Atilla; Sabahattin Ali; Cem Yayınevi, İst., 1979)

 _______________________

SABAHATTİN GENCAL (Derleyip Düzenleyen), SABAHATTİN ALİ VE GÖRÜŞLERİ (Tanıdıklarının ve Tanıyanlarının Kaleminden), Cinius Yayınları, İstanbul,