Bu sabah evden çıktığımda içimde bir umut vardı. Hayata,
insanlara saygı duymak; kurallara uymak ve üzerime düşeni yapmak için adım
attım sokağa. Ama otobüs durağına vardığımda karşılaştığım o manzara, yerdeki
yüzlerce sönmüş, ezilmiş izmarit... sanki toplumsal ahlakın ve birbirimize olan
saygımızın külleriydi.
O kadar üzüldüm, o kadar sıkıldım ki... Bu hislerle oturdum,
bu şarkının sözlerini yazdım ve yapay zekayla bu klibi fırlattım ortaya. Hatta
biliyor musunuz? Videoyu editlerken o kadar tükenmiş hissettim ki, ekrana şarkı
sözlerini tek tek yazmaya bile üşendim. İçimden bir ses dedi ki: "Bir
zahmet dikkatli dinlesinler, gözleriyle değil kulaklarıyla ve kalpleriyle
hissetsinler..."
Sonra montaj bittiğinde karanlık ekrana bakıp kendime o
korkunç soruyu sordum:
Ben ekrana sözleri yazmayarak, işimi "tam ve
kusursuz" yapmaktan kaçmış mı oldum? Kolaya kaçarak, eleştirdiğim o
düzenin bir parçasına mı dönüştüm? Belki farkında olmadan ben de geçmişte bir
yerlere bir izmarit fırlattım, bir kuralı çiğnedim, birinin hakkına girdim...
Yoksa bu koca kalabalığın bencil ahlakı bana da mı bulaştı?
Kendimi o duraktaki izmaritler gibi paramparça hissediyorum.
Her parçam bir yere dağılmış gibi. Sizi bu içsel hesaplaşmamla ve sessiz
çığlığımla baş başa bırakıyorum.
İyi dinlemeler.
🎶 ŞARKININ SÖZLERİ
Yine sabah oldu, bastım temiz adımlarla sokağa
İçimde bir umut, saygı duymak gerek hayata
Ben kurallara uydum, sıramı bekledim usulca
Ama kapıdan çıktığım an, her şey döndü bir savaşa
Herkes bir diğerini ezmenin, geçmenin peşinde
Ahlak dedikleri şey kalmış sadece dillerde.
Yürüdüm durağa doğru, başımı eğdim bir an yere
Gözlerime inanamadım, bu kaçıncı darbe kalbime?
Yüzlerce, binlerce, sanki insanlığın külleri
Sokağa fırlatılmış, umursamazlık izleri
Her yer izmarit, her yer bencilce bir atık
Bu koca toplumun vicdanı ne ara bu kadar karardı?
Her yer izmarit, kırık dökük hayaller gibi
Her yer izmarit, ezilmiş insanlık gibi
Ben uymaya çalıştıkça kurallara, düzene
Dünya basıyor bağrına, çiğneyip geçene
Paramparça oldum bugün o durakta
Her bir parçam savruldu, kaldı sokakta.
Orada bir adam gördüm, elinde bir süpürge
Sessizce topluyor kirleri, boyun eğmiş kadere
O temizliyor tek başına, binlerin pisliğini
Kimse görmüyor onun o sessiz direnişini
Herkes başkasından bekliyor doğruyu, erdemi
Ama kimse aynaya bakıp da sormuyor kendini.
Ben miyim suçlu şimdi, doğru yaşamaya çalışan?
Ben miyim saf olan, bu düzene alışamayan?
Yerdeki her izmarit, benden bir parça koparıyor
Bu koca kalabalık, ruhumu yavaşça boğuyor!
Her yer izmarit, kırık dökük hayaller gibi
Her yer izmarit, ezilmiş insanlık gibi
Ben uymaya çalıştıkça kurallara, düzene
Dünya basıyor bağrına, çiğneyip geçene
Paramparça oldum bugün o durakta
Her bir parçam savruldu, kaldı sokakta.
Yine de topluyor o adam... sessizce...
Her yer izmarit... her yer izmarit...
Ben yine kurallara uyacağım... kendime rağmen...
Ahmet Gencal, Mayıs 2026
#HerYerİzmarit #YapayZekaŞarkısı #SosyolojikMüzik
#RuhSıkıntısı #İçSes #YeniMüzik