İçimden, “Şunu yazayım. Yok bunu yazayım. Şöyle yazayım böyle yazayım.” diye diye oturdum bilgisayarın başına. Benim planlamam artık bu kadar. Bir zamanlar planlı çalışmasından ötürü “planlama şube müdürü” yapılan kişi böyle mi olmalıydı?
Böylesi
durumlarda savunmam hazır: Plan demirden kafes olmamalı. Arada bir… Anlaşıldı.
Tamam.
Çok
çok önemli bir konuya böylesine bir başlangıç yakışmıyor gibime geliyor. Yazmayı
düşündüğüm konuyu mu değiştirsem?
Konuyu
değiştirsen ne olur? Bir kere düğmeyi baştan yanlış düğmelemişiz. Sahi be.
Bundan yirmi beş sene önce bir cenazeye giderken, aceleden olacak gömleğimin
düğmesini yanlış ilikledim. Herkes de görmesine rağmen bir şey söylemedi. Sıra
arkadaşım söylememiş olsaydı bunu bilemeyecektim. İlk düğme yanlışsa diğer
bütün düğmeler de… Tıpkı bizim hükümet biçimi gibi…
Yok
yok. Hükümet biçimimizi anlatacak değilim. Onu dünya âlem biliyor.
Neyse
anlatacağım asıl konu yarına kalsın. Ah bu erteleme huyumuz olmasa. Yarına sağ
çıkacağın ne malum. Hiç olmazsa Allah (cc) izin ederse de. İnşallah, de…
Konusuz
yazı olur mu? Ee oluyor işte. Oluyor ama nasıl oluyor?
Hah.
Aklıma geldi ot gibi oluyor.
Konulu
bir yazı ağaç gibi olur. Kökleri olur ki ağaç onlarla beslenir. Gövdesi olur.
Ne bileyim dalları olur, dalcıkları, yaprakları. Çiçekleri ve de meyveleri.
Okuyucunun sevdiği meyve olmalı. Bazı meyveler vardır hangi niyetle yersen…
Ot
dediğin de işe yaramaz değil. Düşün ki samanı bile dışarıdan ithal eden duruma
düştük.
Ot
üzerinde çayır üzerinde fazla düşünmemeli. Yoksa keçileri kaçırırız.
“Keçi
vurdum çayıra / Şıngır mıngır yayıla…
Senden
bana fayda yok/ Mevla’m beni kayıra
Keçiden
hareketle sürü çağrışımı yapılmaya! Topluma sürü muamelesi yapanlara ne demeli
bilmem ki…
Bu
yazıya konusuz yazı mı demeli çok konulu yazı mı demeli? Çok kavramak isteyen
hiç kavrayamazmış. Hiç?
"Hiç,
Farsça kökenli olup mutlak yokluğu, hiçbir varlığın olmadığını, değersizliği
veya "asla/katiyen" anlamında olumsuzluk/soru cümlelerinde pekiştirme
amaçlı kullanılan bir zarftır. Genellikle önemsiz şeyleri (bir hiç uğruna)
ifade ederken, tasavvufta "benlikten sıyrılma" ve felsefede
"yokluk" (nihilizm) kavramlarını karşılar.”
İnternette
birkaç ünlünün makalesini okudum sabah sabah. Hepsi de çok güzel ve etkiliydi
bence. Peki bunları dikkate alan oluyor mu?
"Ne günlere kaldık, ya Rabbül âlemin."
Sabahattin Gencal, İstanbul, 25. 03. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
.jpg)