5 Haziran 2026 Cuma

Ah, Kendimize Kavuşabilsek

  

 



 

 Üzülerek belirteyim ki hiçbir sosyal etkinliğimiz yok. Vefakâr ve cefakâr sevgili eşimin rahatsızlığı dolayısıyla evimize, odamıza kapanmış yaşıyoruz. Şükürden aciz değiliz, mutsuz ve umutsuz da değiliz. Sohbet ediyoruz, oynuyoruz, okuyoruz. İki günümüzün eşit olmaması için kendi kapasitemize göre çabalıyoruz.      En büyük alışkanlığımız okumaktır. Okumaktan bıkmıyoruz. Bıkkınlığa düşecek gibi olduğumuzda da kitap değiştiriyoruz.                                         

Değişiklik iyi geliyor. Bize iyi gelen mutlaka başkalarına da iyi gelir iddiasında değiliz. Ama yine de okumakta olduğum Yasemin Soysal’ın Tek Suçlu Beynimiz adlı kitabından aldığım birkaç satırı yazıyorum:                                                                 

“Ağacın sessizliği, kaybedişinden değil, tekrar çiçek açacağı güne hazırlanmasındandır. Dalganın çekilişi, kıyıya daha hızlı vurma arzusundandır. Ayın yokluğu, kocaman parıldayacağı dolunay içindir… Şimdi hazırlığını yap, yüreğinde hazır olduğunda, gece güneşe, müzik ritme, dalgalar sahile kavuşacak. Sen kendine kavuşacaksın…”                         

70 yaşında bir emeklinin sessizliği neden? Evimize odamıza çekilişimiz neden? …             

İçtenlikle belirtmem gerekirse çiçek açma, kıyıya hızlı vurma ya da parlama umudumuz yok. Böyle bir kaygımız da yok. Yok, da niçin yazıyorum bunları?              

Biz isimsiz öğretmeniz. Beşikten mezara kadar okumak ve damla kadar bile olsa yararlı bulduğu-muzu aktarma çabasındayız. Çiçek açanları, meyve verenleri, parıldayanları, aydınlatanları; etkin rol alanları görünce, duyunca sevincimiz artar.                           

İçinde bulunduğumuz krizin üstesinden gelebilmek için hepimize görevler düşmektedir. Ben elbette bloglarda değil, aktif hayatta etkin rol oynamalıydım; ama yukarıda belirttiğim gibi rol alacak durumda değilim. Vurdumduymaz da olamıyorum. İşte bunun için buralarda oyalanıyorum.

İnsan oyalanırken bile yararlı olmaya çalışamaz mı?

Sabahattin GENCAL, Yuvacık, 27 Eylül 2012

 

__________________________

Sabahattin Gencal, Dünya Labirentinde BEN / BİZ, Ciniuss yayınları, İstanbul,2018