Önsöz
Yüce Allah’ım,
Huzura uçabilmek, perdeyi geçebilmek ve nurunu
seçebilmek için; imanlı bir ruh, büyük bir aşk ve bütün kalbimle âlemlerin,
insanın ve Kur’an’ın anahtarı Fâtiha Sûresini öğrenmeye, anlamaya ve uygulamaya
başlıyorum. Çalışmalarımda bana kolaylık ver Ya Rabbim!
Öğrendiklerimi,
Senin rızan için paylaşmak istiyorum. Beni mahcup etme Ya Rabbim!
Değerli
Okurlarım,
Kur’an’ı aslından tefsir etmeye ilmim yok,
kudretim yok; onun için arı gibi müfessirlerin, yazarların eserlerinden özler
topluyorum.
Derlediğim özleri bal yapamıyorum,
yapmıyorum; çünkü makbul tefsirin şartlarına uyarak tefsir yazan
müfessirlerden, yazarlardan özenle alıntılar yapmama rağmen yanlış yapmaktan
korkuyorum. İnşallah olmaz; ama derlediklerimden biri veya birkaçı zehirli
olabilir de.
Sabırla
toplayıp, düzenle sıraladıklarımı hep beraber gözden geçireceğiz, elekten
geçireceğiz. Açık deyişle, sizlerin, eleştirmenlerin, ilâhiyatçıların,
uzmanların incelemelerinden sonra derlediklerimizi halledeceğiz, bal edeceğiz.
Yoksa siz de korkuyor musunuz? Ben
korkuyorum, sen korkuyorsun, o korkuyor. Kitabımızı öpüp başımıza koyuyor,
sonra yatak odasının başköşesine hürmetle asarak uyuyoruz. Düşman uyur mu,
dinsiz uyur mu; din bezirgânları uyur mu? Bunların oyunlarıyla, biraz da
cahilliğimizden birbirimizi suçluyoruz, birbirimize zulüm ediyoruz, sonra da
birbirimizi öldürüyoruz. Yalan mı? İşte
tarih, işte İslâm Coğrafyası… Ne oldu da böyle oldu?
Durum tespiti yapmak, işin aslını astarını
öğrenmek gerek; ama sorunları tespit etmeden hamasi nutuklar atmak, kahrolası
şu, lanet olası o… vb. sözler söylemek boşuna. “Artık karanlığa sövmeyi bırak! Kalk, Allah aşkına bir mum da sen yak!”
(1)
Âcizane olarak, öğretmen olmam sıfatıyla
kendimi görevli ve sorumlu sayarak bir ışık yakmak istiyorum. Yanlışım varsa
düzelt, eksiğim varsa tamamla; ama ne olur, çoklarının yaptığı gibi ışığımı
söndürmeye kalkma. Bir ışık da sen yak. ''Bir
mum diğerini tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez” (2)
Olgun bir mümin olabilmemiz için, açıkçası
insan olabilmemiz için aydınlanmamız gerekir. Aydınlıkta âlemlerin, insanın,
Kur’an’ın anahtarı olan, eşsiz güzelliklerle dolu ve hep beraber yapacağımız
bir dua olan Fâtiha Sûresi’ni daha iyi öğreniriz. İnşallah birbirimize de öğretiriz:
“Öğren, öğret Hakkı halka, gürle coş; / Durma
durma koş.” (3)
Evet, beraber koşalım. Bir ileri, iki geri
yürümekle amacımıza ulaşamayız. Aydınlıklarda bilinçle, hedefimize doğru hep
beraber koşmalıyız.
Bu
çalışmamızda ilk hedefimiz bir anahtar olan Fâtiha Sûresini anlamak ve
uygulamaktır. Sonra inşallah elimizden bırakmayacağımız anahtarımızla bütün
kapıları açmak için durmadan çalışacağız. İnşallah Kur’anı anlayacağız:
Akıl tahtın
önünde, hurâfeler diz çöker;
Bilinç
ufuklarında, binlerce şafak söker;
Gözlerin
damla damla, yaş değil umut döker;
O devâlar
deryâsı, Kur’ân’ı anladıkça... (4)
Yüce Rabbimizin, yolumuzu açık etmesi,
çalışmalarımızda kolaylıklar ihsan etmesi dileğiyle…
______________
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
1. Konfüçyüs
2. Mevlana
3. Öğretmen
Marşı, http://yunus.hacettepe.edu.tr/~sadi/dizeler/ogretmen-andi.html
4. Cengiz
Numanoğlu,
***********************************************
Sabahattin Gencal (DerleyipSunan), Fâtiha Sûresi Tefsiri, Gonca Yayınevi,İstanbul
