Eski
defterleri karıştırmak hele de okumak bazen yararlı oluyor. Örneğin bugün
Kitaplarımdan bölümünde “Sözün Gücü” başlıklı bir yazım var. Bu yazımda,
yazarken belki o kadar da farkına varmadığım öyle bir paragraf var ki yeme de
yanında yat cinsinden:
“Sözün
bir tohum gibi olduğu da tecrübe ile sabittir. Başkasının kafasına, gönlüne
atılan tohum çimleniyor, kök salıyor, büyüyor. Eğer bu tohum zararlıysa
tabiidir ki büyüyen zarar var demektir. Bunu artık kesmek, köklerini temizlemek
oldukça zor olmaktadır. Hatta bu tohumu eken bile hatayı düzeltemeyebilir.”
Sözün
önemini bundan daha iyi nasıl anlatabilirdim? Bu benzetmeyi nasıl yapabildiğime
de şaşıyorum. Demek ki hocalarımızın ya da okuduklarımızın tohumlarının
oluşturduğu…
Bu
paragraf analiz edilirse söz uzar gider. En iyisi bir örnekle yetinelim:
“ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik sert tehditlerle
operasyonların süreceğini belirtti. Harg Adası'nın vurulduğunu açıklayan Trump,
'eğlence için vurmaya devam ederiz' dedi.”
Yerle bir olan İran elbette bir gün yaralarını saracak ve kalkınacaktır. Ama Tramp’ın bu sözleri hiçbir zaman unutulmayacaktır. Füzelerden daha tesirli olan bu söz insanım diyebilenlerin kalbinde ve beyninde işlenecek ve bundan böyle nasıl olmamız gerektiği hususunda bir ibret alma vesikası olacaktır. Tabii sözleri değerlendirme yeteneğimize göre alacağımız dersler farklı olabilir.
Yeri gelmişken yazayım: Okur yazarlar, gelin eski gazeteleri
açalım ve hayatımıza dokunanların sözlerini ve yazılan icraatlarını bir bir okuyalım. Okuyalım
da bir kişisel kanaat oluşturalım. Artık, başkasının kanaatleriyle hareket etme
başka deyişle robot olma dönemi bitsin.
Ne demiş atalarımız?
“Boğaz dokuz boğumdur.” Hatırlayalım istedim.
Sabahattin Gencal, İstanbul, 17. 03. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
-crop-crop.jpg)