![]() |
Resûlullah Efendimiz, Medine’ye ayak bastığı zaman inşa
ettiği ilk bina Mescid-i Nebî olmuştur. Medine’nin mukaddes bir şehir olmasının
bir sebebi Peygamber şehri olması ve onun Ravza-i Mutahhara’sının orada
bulunması, diğer bir sebebi de Mescid-i Nebî’nin orada inşa edilmiş olmasıdır.
(...)
Bizim medeniyetimiz cami medeniyeti... Yahya Kemal’in
‘Süleymaniye’de Bayram Sabahı’nı okumuşuzdur elbet! Ama bir daha okuyalım ve
Süleymaniye’nin ve Süleymaniye gibi daha binlerce caminin, bizim
medeniyetimizdeki cismi ve maddesi kadar, manasını da bir kere daha yüreğimizde
hissedelim. Ve o mana ile tarihimizin ihtişamını hiç olmazsa ruhumuzda
yaşayalım.
“Artarak gönlümün aydınlığı her sâniyede
Bir mehâbetli sabâh oldu Süleymâniye’de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram sâati
Dokuz asırda bütün halkı, bütün memleketi,
Yer yer aksettiriyor mâvi manzaradan
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her ân aradan.
Tanrı’nın mâbedi her bir taraftan doluyor
Bu saatlerde Süleymâniye târîh oluyor.
Büyük Allâh’ı anarken bir ağızdan herkes,
Nice bin dalgalı tekbir oluyor tek bir ses.
Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine
Çok şükür Tanrı’ya, gördüm bu sâatte yine
Yaşayanlarla berâber bulunan ervâhı.
Doludur gönlüm bu bayram sabahı.”
Medeniyetimizde câmiler, elbette öncelikle birer ibadet
yerleridir. Ama hepsi o kadar değil... Bizim medeniyetimizde camiler, beşerî
âlemle ilâhî âlem arasında ruhanî birlikteliğin yaşandığı yerlerdir.
Bizim medeniyetimizde câmiler, aynı zamanda sanatta
güzelliğin, yönetimde ihtişamın, insan ilişkilerinde incelik ve özverinin,
dostluk, kardeşlik ve dayanışmanın tecelli ettiği yerlerdir.
Medeniyetimizde camiler, dinî ve millî değerlerimizin, edep
ve ahlâkımızın hem öğretildiği hem de en zarif bir şekilde örneklerinin
sergilendiği birer eğitim merkezidir. Babalar küçücük çocuklarının ellerinden
tutup camilere götürür ve orada onlara ihtişamın, nezaketin, sükûtun, vakarın,
tertip ve düzenin, Hakka ve halka saygının örneklerini gösterirler.
Hulasa, üzerinde yaşadığımız yerin bizim yerimiz olmasının
hem en görkemli hem en mütevazı alameti camiler, kubbeler, minareler, ezanlar
olmuştur.
“O ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumda benim inlemeli.”
(...)
Tevbe suresinin 18. âyetinde Yüce Rabbimiz, “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazını kılan, zekâtını veren ve yalnız Allah’a derin bir saygıyla bağlı olan kimseler yapıp yaşatırlar” buyuruyor ve onlara hidayeti müjdeliyor.
Kanaatimce bütün kültürel yozlaşmalara, manevi savrulmalara rağmen halkımızın ruh derinliklerinde, sanatla imanı buluşturma bilinci yaşamaktadır. Bu bilincin bir sonucu olarak, bugün de vatandaşlarımızın hayır yapmak istediklerinde akıllarına ilk gelen hizmet, cami yapımı olmaktadır.
Mustafa Çağrıcı,17/03/2026
https://www.karar.com/yazarlar/mustafa-cagrici/medeniyetimizin-ruhu-camilerimiz-1607256
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
.jpg)