7 Mart 2026 Cumartesi

Güne Not



Kesilmiş bir ağacın yaşını tespit edebiliyoruz:

“Kesilmiş bir ağacın yaşı, gövde kesitindeki yıllık büyüme halkalarının (yaş halkaları) sayılmasıyla tespit edilir. Her bir açık (ilkbahar) ve koyu (sonbahar/kış) renkli halka çifti, ağacın yaşadığı bir yılı temsil eder. Daha geniş halkalar verimli, dar halkalar ise kurak veya soğuk yılları işaret eder.”

Bir başka deyişle kesilmiş bir ağacın yaşını tespit etmekle kalmıyoruz. Onun baştan sona geçirdiği mevsimler hakkında da bilgi ediniyoruz. Dahası yaşadığı coğrafyanın durumu ve bir de kendine özel bakılıp bakılmadığı vb.

Bazı düşünürler, yazar ve şairler ve de hayata katkı sağlayanlar hayattan kesilince haklarında incelemeler başlar. Biyografileri yazılır. Hatta bazıları, topluma ayna tutmuşlarsa tarihçiler tarafından da ele alınır.

Peki.

Kesilmemiş bir ağacın yaşı tespit edilemez mi? Tabii orasını bilemiyorum. Bu konuda atmasyon bir iki kelam edebilirim:

Kesilmemiş bir ağacın yaşını öğrenmek için en iyi yöntem ağaca yaşını sorarız. Böyle bir şey olmaz mı? Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, frekanslarını öğrenebilirsek her cisimle konuşabileceğimizi söylüyor. O günleri görebilir miyiz?  Güzel olurdu.  Yunus Emre’nin sarı çiçeğe sorduğu gibi biz de ağaçlara da her yaratığa da sorarız:

“Sordum sarı çiçeğe,

Benzin niye sararmış?

Çiçek der ki: Ey derviş,

Âhım dağlar eritmiş.

 

Sizde de ecel varmış,

Ölüm korkusu sarmış,

Çiçek der ki: Ey derviş,

Ölümsüz yer nereymiş?”

Bizimkisi de söz mü şimdi? Frekanslarını bilsek tüm yaratıkların hâl hatırını sorarmışız. Öyle mi? Annenin babanın hâl hatırını soruyor musun? Komşunun nasıl geçindiğini dert ediyor musun? Tüm yaratıklara sorarmış… Aslında halife olarak tüm yaratıklarla ilgilenmek taahhüt ettiğimiz bir görevdir. Görevlerimizin asgarisini yapalım hiç olmazsa…

Kesilmemiş ağaçların yaşını sormuyoruz. Yazarlarla, şairlerle, düşünürlerle hiç ilgilenmiyoruz. Bu demektir ki ortalığın aydınlanmasını istemiyoruz. Ortalık aydınlanırsa pislikler mi görünür?

        “Teşbihte hata olmaz” derler ama benzetmeyi ileri götürürsek Wietnam bataklığına gireriz. Onun için sadede gelelim:

Bizim yaşımız eskiden alnımızın çizgilerinden öğrenilirdi. Şimdilerde DNA’dan… “DNA veya deoksiribonükleik asit, insanlarda ve neredeyse tüm diğer organizmalarda kalıtsal materyaldir. Bir insanın vücudundaki hemen hemen her hücre aynı DNA'ya sahiptir. DNA'nın çoğu hücre çekirdeğinde bulunur (burada nükleer DNA olarak adlandırılır)”

Peki, insanın bilgisi, kültürü, olgunluğu vb. nereden öğrenilir? Bunun için bin bir yol ve yöntem var. Bunlardan biri de insanın yazdıklarıdır. İnsan mektup da yazar, hikâye ve roman da kitap da. Blog da yazar, dijital içerikler de kısaca üretir de üretir. Hamd olsun bizim de öykülerimiz ve çeşitli kategoriler de kitaplarımız var. Halen açık olduğu halde faal duruma getiremediğimiz üç blogumuz da var. Ve;

İşte bu GÜNLÜK…

Burada yazdıklarıma günce diyorum ama GÜNE NOT da diyebiliriz. Sekiz ayrı sayfadan oluşuyor ama not Günce kısmında.

Bu notlar elbet bir ağacın halkası gibi değil ama bir çizgi sayılır gibime geliyor. Bu çizgiler birleştirilirse kalp sintigrafi gibi zigzaglar oluşur mu?

Bak, işi nereye getirdik?

Kendimizi kınamayalım. Bir ara ne demişti Prof. Dr. Ziya Kahveci, tabii aklımda kaldığı kadarını mealen yazıyorum: “Bana birkaç cümle söylesin, üç adım atsın hakkında 500 sayfalık kitap yazarız…” Koskoca düşünür yalan söylemez tabii.

Aklıma geldi, birkaç cümle değil bayağı yazdım. Bu yazdıklarımdan kaç cilt kitap yazabilir Sayın Kahveci. Burada duralım. Acaba bizim yapay zekâlar bakalım bu işe ne derler. Çoğul eki kullanmamalıydım. Sadece birine soracağım.

Şimdiden merak etmeye başladım. Merak etmeden bilim olmaz. Aydın da söylemiyor mu? Merak, şaşırma, yanılma vb. bilimin ön şartı gibi.

Her zaman sonuç cümlesi de gerekir mi bilemiyorum…

Sabahattin Gencal, İstanbul, 07. 03. 2026

MERAK EDENLERE,

Övüldük mü, doğrusu mahcup oluruz. Evet bir bakıma övülmek güzel ama sonunda insan kendini övmeye başlar. Kısaca kibire kadar gider bu iş. Zerre kadar kibri olanların sonu cehennemdir, derler. Allah korusun.

Yukarıda Yapay zekânın Güne Not yazısını ve beni nasıl değerlendireceğini merak ettiğimi söylemiştim. 

Beni, olamayacağım kadar övdü. Övmeseydi aşağıda yayınlardım. Ama bu defa ben de övünmüş gibi olurdum ve... Allah korusun. Onun için ayrı bölümde (Medyadan bölümünde) yayınladım. İsteyenler için;

"Güne Not" Yazısının Değerlenmesi başlıklı yazıyı okumak isteyenler lütfen tıklasın.

  

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

*** 


Ağacın yaşını belirlemenin en yaygın ve doğrudan yöntemi, gövdesindeki yıllık halkaları saymaktır. Yıllık Halkalar:
Ağaçlar, her yıl büyüme mevsimi boyunca gövdelerine yeni bir halka eklerler. Bu halkalar, ilkbahar ve yaz aylarında oluşan açık renkli ve sonbahar-kış aylarında oluşan koyu renkli kısımlardan oluşur. Bir açık ve bir koyu renkli halka bir yıllık büyümeye karşılık gelir. Artım Burgusu:
Bu işlem için özel bir alet olan artım burgusu kullanılır. Bu alet ile ağacın göğüs hizasından küçük bir örnek alınır. Alınan örnekte yer alan halkalar sayılarak ağacın yaşı yaklaşık olarak bulunur. Dendrokronoloji:
Bu bilim dalı, ağaç halkalarını inceleyerek geçmiş iklim koşulları, doğal afetler ve hatta tarihi olaylar hakkında bilgi edinmeyi amaçlar.
Yıllık Halkaların Anlattıkları: İklim Koşulları:
Halkaların genişliği o yılki iklim koşulları hakkında bilgi verir. Geniş halkalar genellikle yağışlı ve sıcak bir yılı, dar halkalar ise kurak ve soğuk bir yılı gösterir.
Orman Yangınları:
Halkalardaki ani daralmalar veya yanık izleri, geçmişte meydana gelmiş orman yangınlarına işaret edebilir.
Böcek Saldırıları:
Halkalardaki anormallikler, ağaçların böcek saldırılarına maruz kaldığını gösterebilir.
Ağaç Yaşı Hesaplamanın Önemi: Ormancılık:
Ağaçların kesilme zamanının belirlenmesi, ormanların sürdürülebilir yönetimi için önemlidir.
İklim Araştırmaları:
Geçmiş iklim koşullarını anlamak, iklim değişikliği araştırmalarında önemli bir rol oynar.
Arkeoloji: Arkeolojik kazılarda bulunan ahşap yapılar üzerinde yapılan analizler, o dönemin iklim koşulları ve çevresel faktörler hakkında bilgi verir.