ÖN SÖZ
“Hayata
1-0 yenik başlamak” yaygın ifadesini hatırlatıyoruz. Deneme ikinci devresine yenik başlamak:
Ben,
denemelerime kaç sıfır yenik başladığımı henüz bilemiyorum. Sahalarda olan
skorbordlar, maalesef denemelerde yok. Deneme konusunda, hiçbir türde olmadığı
kadar her okuyucunun ayrı anlayışı, ayrı ölçütleri var. Her bir okuyucunun
değerlendirmesine saygı duyarken bir yandan da kendi hesabımızı vermeye
çalışalım. Sabahattin Gencal görür hesabı:
Hiçbir denemeci deneme
yazıyorum, demez. Yani dakika bir, gol bir. Öyle ya, daha ilk paragrafta dolaylı da
olsa deneme yazmakta olduğumu söyledim. 0 - 1
Her
denemeci en doğalı ve samimiyeti tercih eder ve sözünü kimseden sakınmaz. Biz
doğalız, kesinkes de samimiyiz; ama ne
yalan söyleyeyim bazı sözleri,
gerçekleri yazamıyoruz. Yani bir nevi oto sansür ki denemecilerin hiç
hazmetmedikleri bir şey bu. Kesin penaltı. Skor etti mi 2-0. Üstelik kırmızı
kart da çıkarılabilir bu durumda. Oto sansür da ne demek yazar dediğin özgürlük
yanlısı biri olacak. Hele denemecilere krallar bile vız gelecek; derler ya; vız
gelip tırıs gider, işte öyle. Nedense bizde o yürek yok. Benim gibilerinde de
yok. Anlayınız artık. Bir korku iklimi var ki, düşman başına. Gık diyenleri...
Anlarsınız ya.
Öte
yandan denemeci kendiyle konuşan, adeta sanki kendisi için yazan biridir. Biz
alenen okuyuculara sesleniyoruz. Bu gol müdür değil midir? Bir yazımda şöyle
demiştim: Yazı masamın tam karşısında bir büyük ayna var. Oradaki beni bazen
sen olarak görüyorum. Ne diyeceğiz bu duruma? “Var”a müracaat edersek gol
sayılmaz. Sahi yazıların değerlendirilmesinde de niçin “var” yok. Oysa her
futbol maçı seyredenler alıştı buna.
Muhteşem
bir geri dönüş yapamaz mıyım? Niye olmasın. Şimdiye dek 14 deneme kitabım oldu,
birçoğunda geri dönüş yaparak galip gelmiş olmama rağmen süper lige çıkamadım
henüz. Ama er geç denemede süper lige çıkacağız. Ya çıkacağız ya çıkacağız.
Ne
diyor denemecilerin piri Montaigne?
“Eğer
mümkün olsaydı karşınıza anadan doğma çıkardım. Bu kitapta size asla bir şey
kanıtlama iddiam yoktur. Elimden geldiğince size beni anlattım. Bana hak
vermenizi ya da yargılamanızı istemiyorum.” Aynen...
Bazıları, daha doğrusu süslü püslü anlatım
giyenler, çoklarınca da beğenilenler benim eskilere takılıyor. Ya, kardeşim! Pirimiz mümkün olsa
elbise giymeyeceğini ima ediyor; siz nerdeyse yaz da, kış da kürk giyeceksiniz.
Nasıldı, attığım gol. Tam doksandan değil mi. Skor: 1-2
Ben
çarşıdan pazardan, bakkaldan manavdan biraz da şeylerden söz ederim.
Muhteremler çiçekli bahçelerinde yürümekten. Yürü yavrum yürü. Emperyalistlerin
gösterdiği yollardan yürü. Nasılsa medyanın yüzde doksan dokuzu sizi
destekliyor; ama o kadar güvenme kendine. Benim halkım, benim köylüm, benim
işçim sağduyuludur. Ah bir de bizim yazılardan hiç olmazsa birini
okuyabilseler. Bence hop sait yok. Hakem santrayı göstermeli ki, evet, geç de
olsa gösterdi. Skor 2-2
Son
dakika oynanıyor. Adamlar benim, arkadaşlarımı, yavrularımı, ezilenleri vb.
göstermeme, konu etmeme taktılar. Ya, pirimiz mümkün olsa şeyini bile gösterirdi;
siz ne biçim denemecisiniz?
Sizce hakem golü verir mi? Ah bir verse!
Skor 3-2 olsa; playofa kalmadan doğrudan deneme süper ligine... Ya ya ya, şaşa
sa...
Sabahattin Gencal,
Çekmeköy-İstanbul, 28. 04. 2022
_____________________________________________
SabahattinGencal, KENDİMLE BULUŞAMADIM (DenemeDenemeleri), Cinius Yayınları, İstanbul, 2022
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
| |
| ||||||
_____________________________
