Türk
Ulusunun bunalımdan kurtulma ve kalkınma çabasında olduğu açık. Ancak kalkınmak
için kullanılan ya da kullanılması gereken yöntemler belirsiz.
Bu
belirsizlik ve bilgisizlik güçlerin dağılmasına, bazı güçlerin önemsiz
görülmesine sebep oluyor. Örneğin: din, dil ve sanatın kalkınmadaki önemi
bilinmiyor. Oysa ulusların soylulaşması bu üç kamu gücüyle olur biter. Bun-lar
ölünce uluslar da ölürler. Bunlarda özellikle dilde bir bunalım var. Bu
bunalımdan çıkmak dil sorununa aydınlık getirmek gerek.
Dilde
aydınlık, düşüncenin dolayısıyla ulusun ge-lişmesini sağlayacaktır. Baltacıoğlu
bunu şöyle belirtiyor:
“Dil
ulusların kalkınmasında en önemli rolü oy-namıştır. Tarihin bize bildirdikleri:
1.
Luther İncili ana diline çevirir,
2.
İncil dili edebiyatı etkiler, ulusal edebiyat doğar.
3.
Ulusal edebiyat ulusal devleti var eder.
4.
Ulusal devlet ulusal ekonomiyi yaratır.
5.
Ulusal ekonomi endüstriyi yaratır.
6.
Endüstri, kişilik, özgürlük kültürünü yaratır.
7.
Demokrasi bu kişilik ve özgürlük temellerinin üzerinde kurulur.”
Ulusumuza
kişilik kazandıran Atatürk, Türk dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve
zenginliğine kavuş-ması için bütün devlet örgütünün dikkatli ve ilgili olmasını
istemiştir.
Bugün
devlet örgütümüz dikkatli ve ilgili midir? Be-lirsiz bu. Bu böyle devam
etmemeli. Dil konusuna eğilmeli.
Dil
doğal durumundan kurtarılıp bilimsel yöntemler-le ele alınırsa kalkınma
planlarımız daha az eksikli olur. Mutlu günlere daha çabuk ulaşabiliriz.
Sabahattin
GENCAL, Muradiye, 1974
______________
Bu
yazı 1974’te Van Postası gazetesinde yayımlandı.
____________________________________
SabahattinGencal, Kültür Taşıyıcısı DİL, Cinius Yayınları, İstanbul, 2021
