5 Nisan 2026 Pazar

Evvelâ Kendini Bil

  


 

(…)

İnsanı anlatmaya çalışacağımız bu eserde kendimizden söz etmemiz - kişisel doyumu saymazsak- okuyuculara ip ucu vermek içindir. Yunus Emre gibi: “Bir siz dahi görün/ Benim bende bulduğumu.” diyemem.

    Montaigne, bir insanda bütün insanlığın sorunları bulunduğuna inanıyordu. Ben, kendimi dolayısıyla insanı anlatıyorum dersem, yukarıda da değinildiği gibi çok iddialı olmuş olurum. Doğru da olmaz bu. Çünkü hiçbir insan hiçbir insana tam olarak benzemez.

    Kendimizi tanıtacağız dedik. Düşünce ve duygulardan söz ettik. Fiziki yapımız, yetişmemiz ve bulunduğumuz ortamlardan söz edeceğimizi belirtmedik. Düşünceler, duygular kuşkusuz ki bu saydıklarımızdan etkilenir. Daha ileri giderek kaynaklanır diyebiliriz.

Dale Carnegie: “İnsana özellik veren şey düşünceleridir. Düşünceleri öğrenilen insanın kim olduğu da anlaşılmış olur.” (7) der.

    Düşünce ve duyguların daha iyi anlaşılabilmesi için, yorumlanması için kişinin bulunduğu ortamın bilinmesi gerekir. Biz içinde bulunduğumuz ortamdan açıkça, ayrıntılı olarak söz etmeyeceğiz. Yani kendimizi eksik tanıtacağız. İnsan tam olarak tanıtılabilir mi?

    İnsan, her düşündüğünü, duyduğunu yasal ve toplumsal sınırlamalardan ötürü de anlatamaz…

    Hemen akla şu geliyor:

Elimizde olmayan nedenlerle ve bilimsel yetersizlilerden ötürü kendimizi tam olarak tanıyamıyoruz. Bireysel, yasal ve toplumsal sınırlamalardan ötürü de, zaten çok az tanıdığımız kendimizi anlatamayacaksak ne diye kendimizi  tanıtma konusunda eser yazmaya kalkıyoruz?

    Yetersiz bilgilerimizin ışığı altında, uygun olmayan ortamda kendimizi keşfetmeye çalışmanın karıncanın hacca gitmesi gibi olduğunu biliyoruz: “Bu yolda ölürüz ya…”

 

    Aslında bu konunun uğrunda, yolunda ölünecek kadar önemli olduğunu da belirtelim.

    Hz. Ali (r.a) “Evvelâ kendini bil. Çünkü ancak kendini bilen Allah’ı bilir.”(8) diyor.

    Allah’ını bilmek isteyen olgun insanlara kendilerini tanımaları öğütlenir.

    Alfred de Vigny: “Genç yazarlar düşünce ve deyişlerini aşan konulara el atıyorlar. At da binicisini yere çalıyor.” demiştir. Biz de boyumuzu aşan konulara giriştik. İnsana el attık, kendimizi tanıtmaya kalktık. Bu uğraşı, bu konu bizi yere çalmaz inşallah.

__________________

 

    1. Eyuboğlu, Sabahattin,Yunus Emre, Cem Yayınevi.  2. Kutup, Muhammed, İslâm’a Göre İnsan Psikolojisi, Hicret Yayınları, 7. Baskı, s.9

    3. Öymen, M. MünirRaşit, Ahlâk Eğitimi, İst. 1971, s.120

    4. Özgü , Halis, İnsanın İçyüzü, Ank. 1960

    5. Carrel, Alexis, İnsan ve Dünya s.78

    6. Hızır, Yaprak, Yıl. 1, sayı. 12

    7. Dale Carnegie, Üzüntüyü Yen Yaşamaya Bak

    8. Küçük, Dr. Hasan, İslam’da Kitle Eğitimi, Sırdaş Yayınları

______________________

SabahattinGencal, Kendimizi Görme Denemesi Veya Bilimsel Dedikodu, Cinius yayınları, İstanbul,2018