(…)
Öğretmenin
saygınlığı, artık sınıfta da sorgulanır oldu. Önceleri öğrenciler anne
babalarının, komşularının, ileri gelenlerin öğretmene saygı ve sevgilerini
görünce kendileri de öğretmenlerine daha çok saygı duyarlardı. Eğitimin
kalitesinin saygı ve sevgiyle doğru orantılı olduğu unutulmamalıdır.
Öğretmen
hep ışık yayan maddelere benzetilmiştir. Kandile, muma, çıraya; yıldıza, güneşe
vb. ışık saçan birçok maddeye benzetme sebepsiz değil kuşkusuz. İnsanın gözleri
kusursuz da olsa ancak ışıkta görebilir. Öğretmen ışık saçarak görmeyi sağlar.
Benzetmeleri fazla ileri götürmemek gerek.
Kandilin
yana yana yağı biter dolayısıyla ışığı da biter, mumun da aynı. Öğretmenin ışığı sürekli olur, güneş
örneği, yıldız örneği gibi. Bugün teknik gelişti kandil yerine elektrik
kullanılıyor, ampul kullanılıyor. Ancak öğretmen sınıfa girince düğmeye
basılınca ampul yanıyor; sınıftan çıkınca da düğmeye basılıyor ampul sönüyor.
İşin garibi düğmeyi açanlar da kapatanlar da başkaları oluyor, yetkililer
oluyor.
Öğretmenin
ışığının şu ya da bu gerekçelerle kısılması bu ulusa yapılabilecek en büyük
ihanettir. Öğretmen siyaset dahil her zaman, her ortamda ışığını
yayabilmelidir.
(…)
_______________________
Sabahattin Gencal, ÖĞRETMENLİK AŞKTIR, Cinius Yayınları, İstanbul, 2024
