12 Mayıs 2026 Salı

"Buldum" (Eureka)



        Hz. Ali’ye (r.a) atfedilen"Kendini bilen Rabbini bilir" (Arapçası: Man arefe nefsehû fekad arefe Rabbehû) sözünü küçük yaşlarda duydum. O gün bugün Rabbimizi bilmek için çabalıyorum. Başta Kendimizi Görme Denemesi olmak üzere birçok deneme kitabımda bu uğraşılarımı yazdım.

Bir de şiir yazdıydım 6 0cak 1988’de:

 

Ben Yunus oldum, Mevlâna oldum.

Aristo oldum, Gazali oldum.

Nasıl anlatayım bilmiyorum

Bazen “sen” oldum, bazen “ben” oldum. 

                Sabahattin Gencal

        Gerçekten epey bir yol katetmişken Allah’tan (cc) unuttum öğrendiklerimi. Doktorların hafıza testlerinden tam puan aldım. Doktorlar bir teşhis koyamadılar unutkanlığıma. Onlar da şaşırdı. Ben zaten şaşkınım öteden beri. Unuttum dediğim bir hadise öyle bir zaman geliyor ki sanki bir video oynuyor gibi karşımda. Bu duruma üzülüyordum doğrusu. Şimdilerde Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, “Hiçbir şey unutulmaz.” diyor da… Doğru diyor. Ne var ki hafızanın derinliklerinden anında çıkartamamak var… Onda da bir hayır var.

        Unutup bildiğini ârif isen nadan ol

Bezm-i vahdette ne ilim ne de âlim isterler.1               

(İsmail Hakkı Erzurumi)

(Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri adlı bir inceleme ve derlemem de var. Allah rahmet etsin ondan da çok yararlandım.

*

Bugün 12. 05. 2026 Salı. Odamda yapayalnızken ve GÜNLÜK’ün sayfalarını düzenlerken Ahmet Gencal’ın YAVAŞ YE, HIZLI YÜRÜ: RUHUN ANAYASASI başlıklı (ŞiirdenŞarkıya- Tıkla) yazısı epeyce düşündürdü beni.

 “Arşimet'in hamamda suyun kaldırma kuvvetini keşfedip "Eureka!" (Buldum!) diye bağırması, taçtaki sahteciliği ortaya çıkardığı anı simgeleyen en ünlü bilimsel hikâyeyi” de hatırladım. "Buldum" (Eureka)

Önce şiirden bir dörtlük.

Eşyaya bağlanma, hafifle biraz,

Ruhunda başlasın o sonsuz niyaz.

Mevlânâ’nın diliyle, Yunus’un sesiyle,

Can bulur bu hayat, sevda nefesiyle.

Ahmet Gencal, Nisan 2026

https://gencalsabahatti.blogspot.com/2026/05/incinme-incitme.html

Artık ben de buldum. Mevlâna’nın Şems-i Tebrizi’yi2 bulması gibi ben de oğlum Ahmet Gencal’ı buldum. Demek ki körmüşüm. Şimdiye dek yanımda olanı görmemişim. Allah (CC) ömür verirse ve izin ederse Ahmet’le Okyanuslara açılımı deneyeceğiz.

Sabahattin Gencal, 12. 05. 2026

_______________________

1.   1. İsmail Hakkı Erzurumi’ye ait olan bu dizeler, tasavvuf düşüncesinin en derin ve vurucu noktalarından birini, yani "terk" ve "hiçlik" makamını anlatır. Şair, zihinsel bir bilgi birikiminden ziyade, kalbi bir tecrübeye vurgu yapmaktadır.

Dizeleri kelime anlamları ve tasavvufi derinliğiyle şu şekilde analiz edebiliriz:

1. Dize: "Unutup bildiğini ârif isen nadan ol"

  • Ârif: Gerçeği bilen, sezgi ve irfan sahibi kişi.
  • Nadan: Cahil, bilmeyen, ham kişi.

Açıklama: Şair burada bir paradoks kullanıyor. Eğer gerçekten bir "ârif" (hakikat yolcusu) isen, şimdiye kadar öğrendiğin tüm teorik bilgileri, zihinsel yükleri ve benliğini besleyen malumatı unut diyor. Tasavvufta buna "ilimden irfana geçiş" denir. Buradaki "nadan (cahil) ol" ifadesi, gerçek bir cehalet değil; bildikleriyle övünmeyi bırakmak, kibrinden arınmak ve Allah’ın huzurunda bir "hiç" olduğunu kabul etmek demektir.

2. Dize: "Bezm-i vahdette ne ilim ne de âlim isterler"

  • Bezm-i Vahdet: Birlik meclisi, Allah’ın tekliğinin ve varlığının tam olarak hissedildiği manevi makam.
  • İlim ve Âlim: Kitabi bilgi ve o bilgiye sahip olan kişi.

Açıklama: Vahdet (birlik) makamına ulaşıldığında, artık aracı olan bilgilere ihtiyaç kalmaz. Çünkü ilim, bir şeyi "hakkında" bilmektir; vahdet ise o şeyin bizzat kendisi "olmak" veya onda yok olmaktır (fena). Güneş doğduğunda mum ışığına gerek kalmaması gibi, Allah’ın tecellisi karşısında insanın sahip olduğu sınırlı akıl ve bilgi hükmünü yitirir. O mecliste istenen şey "diploma" veya "kitabi bilgi" değil, saf bir gönül ve teslimiyettir.


Genel Özet

Bu beyit, Mevlana’nın "Bilgi çamurdur, aşk ise su" felsefesiyle paraleldir. Şair demek istiyor ki:

  • Zihinsel bilgi (kal ilmi), insanı bir yere kadar taşır ancak asıl hakikate (hal ilmi) ulaşmak için bu bilgilerin yarattığı "benlik" perdesini yırtmak gerekir.
  • İlminle gururlanmayı bırakıp, hiçbir şey bilmediğini fark ettiğin an, gerçek bilgeliğin kapısı açılır.
  • Yaratıcı ile baş başa kalınan o "birlik" anında, kişinin unvanı, rütbesi veya ezberlediği kitaplar aradan çekilir; sadece aşk ve hayret kalır.

Kısaca: Gerçek irfan, bildiklerini unutacak kadar tevazu sahibi olmak ve Hakk’ın huzuruna sadece "hiçlik" ile çıkmaktır.

***


AI Bakışı

2.               Şems-i Tebrizi ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rumi'nin karşılaşması, 1244 yılında Konya'da gerçekleşen ve Mevlânâ'nın hayatını ilahi aşkla dönüştüren tarihi bir buluşmadır. Şems, aradığı kâmil dostu Mevlânâ'da bulmuş, onu medrese ilimlerinden alıp derin bir mistik tecrübeye taşımıştır. Anadolu Ajansı +1

Şems ve Mevlânâ'nın Buluşma Hikayesi

  • İlk Karşılaşma: Eflâkî'ye göre, Mevlânâ babasının vefatından sonra Seyyid Burhâneddin'in emriyle ilim tahsili için Dımaşk'a (Şam) gittiğinde, bir gün halkın arasında siyah elbiseli Şems'i görmüş ve "Ey dünya sarrafı beni anla!" diyerek onu manevi bir arayışla selamlamıştır.
  • Konya'ya Geliş: Şems-i Tebrizi, 1244 yılında (H. 642) Konya'ya gelmiş ve Mevlânâ ile karşılaşmıştır. Bu görüşme, Mevlânâ'nın manevi hayatında "Şems"in doğuşu olarak kabul edilir.
  • Derin Bağ ve Halvet: İkili, Selahaddin-i Zerkûb'un evinde üç ay boyunca kimseyle görüşmeyerek (halvet) ilahi hakikatleri ve aşkı paylaşmış, bu süreçte sema yapmışlardır.
  • Dönüşüm: Şems, Mevlânâ'yı ilahi aşk potasında eriterek onu kamil bir Hak aşığı haline getirmiştir. Mevlânâ'nın 44 bin 834 beyitlik eseri "Divan-ı Şems-i Tebrizi" bu derin dostluğun ve dönüşümün bir ürünüdür.
  • Ayrılık ve İkinci Buluşma: Şems, Konya'daki huzursuzluklar nedeniyle iki kez şehri terk etmiştir. Mevlânâ, yıllar süren arayıştan sonra Şems'in Tebriz'de olduğunu duyunca oğlunu onu getirmesi için göndermiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi +4

             Bu buluşma, sadece iki dostun karşılaşması değil, aynı zamanda Mevlânâ'nın içindeki potansiyelin açığa çıkması ve ilahi aşkın sembolleşmesi olarak görülür. ŞEMS-i TEBRÎZÎ - TDV İslâm Ansiklopedisi

*

21 Eyl 2018 — Şems-i Tebrizi ile Mevlana bu ikinci karşılaşmadan sonra Selahaddin-i Zerkûb'un evinde üç ay boyunca visal orucu tutarak iki defa ... Sorularla İslamiyet

  • Mevlana'nın kadim dostu: Şems-i Tebrizi - Anadolu Ajansı

15 Ara 2018 — Şems, Mevlana ile üç yıl süren beraberliği sonunda onu ilahi aşkın potasında eriterek, kamil bir Hak aşığı olmasında derin etkisi... Anadolu Ajansı