İncinme, İncitme: Kendini Bulma Yolculuğu
Bu şiir; kadim bilgeliklerden süzülen, bedeni yormayan, ruhu dinlendiren bir hayat nidasıdır. Modern dünyanın telaşından bir an olsun sıyrılmak ve özümüze dönmek için yazıldı. İyi dinlemeler...
YAVAŞ YE, HIZLI YÜRÜ: RUHUN ANAYASASI
Azı karar bildik, çoğu ise yük,
Gönlü zengin tuttuk, masayı büyük.
Lokmalar azaldı, adımlar çoğaldı,
Eskidi beden ama ruh taze kaldı.
Zeytinin dalından, toprağın özünden,
Ayırma gözünü atanın izinden.
"Durma, düşme, üşütme" dedi bilginler,
Huzuru bulanlar, sessizi dinler.
Güneşten bir parça, uykudan huzur,
Şükürle kapanan gözde nur olur.
"Ayakta kal" dedik, hayatta kalmak için,
Kederi boş ver, neşeyle dolmak için.
İncinme kimseden, kimseyi de incitme,
Gönül sarayını hırsla kirletme.
Eleştiriye kıt ol, övgüde ise cömert,
Sevgiyle çözülür içindeki her dert.
Kırkından sonra aslan değil kuzu ol,
Doğanın koynunda en doğru hızı bul.
"Bu da geçer" yahu, ne gam ne de keder,
Sabırla bekleyen menzile gider.
Eşyaya bağlanma, hafifle biraz,
Ruhunda başlasın o sonsuz niyaz.
Mevlânâ’nın diliyle, Yunus’un sesiyle,
Can bulur bu hayat, sevda nefesiyle.
Ahmet Gencal, Nisan 2026