İSRAF HARAMDIR
(İsraf etmeyelim, başkalarını
israfına da sebep
olmayalım)
İsraf
haramdır.1 En büyük israf zaman israfıdır.2 Zaman israfı
kişinin, insana ve hayata hiçbir katkısı olmayacak işlerle ve düşüncelerle
oyalanmasıdır.3
Zaman
israfını önlemek için, her şeyden önce kimlerin zamanı değerlendirmiş
sayıldığını, kimlerin zamanı israf etmiş sayıldığını bilmek gerekir. Ayrıca bu
konuda uzmanların görüşlerini de öğrenmekte yarar var:4
Zaman
israfını önlemek için bazen konuyu bilmek, önemini kavramak da işe
yaramayabilir. Uzağa gitmeye, günümüz Türkiye’sindeki yöneticilerden,
siyasetçilerinden yazılı ve görsel medya mensuplarından vb. söz etmeye gerek
yok. Kendimden örnek vereyim:
Ben
bilinçli bir Müslüman ailede ve yörede büyüdüm. İsrafın her türlüsünden
kaçınırdık. Ben şimdi bazıları kapanmış olan, bazıları da eski düzeylerinde
olmayan en iyi okullardan mezun oldum. Üstelik zaman yönetimi dersleri de
aldım. Buna rağmen utanarak ve üzülerek söylüyorum ki zamanımızı israf
ediyorum.
Yine
garip ve üzücüdür ki bahanelere sığınıyorum. Başta bizleri yönetenleri, bizi
sömürmeye çalışanları, kaos yaratarak emellerini gerçekleştirmek isteyenleri
suçluyorum.
Evet,
yukarıda söylediklerim artık herkes tarafından da biliniyor ama korku
ikliminden ötürü ya da operasyon gürültüleri ve “butlan” sis bombası yüzünden
kimsecikler bildiklerini söylemiyor. Yani en az benim kadar zamanlarını
öldürüyor yurttaşlarımız.
Bu
zaman öldürmenin maliyeti hesaplanamaz. Basit bir örnek vereyim:
Ben
ortalama olarak günde iki saat televizyon izlerim. Aşağı yukarı 2-3 saat de
internette çalışırım. Bu arada medyayı ve sosyal medyayı da internet aracılığı
ile takip ederim. Belki, dışarı çıkamadığımdan bu kadar çok zaman harcamış
oluyorum. Onun için Türkiye ortalaması olarak 2,5 saat diyelim. Bunu nüfus
sayımızla çarpın. Kaç saat ediyor? Peki, bu durumda kaç asır geride kalmış
olduk? Öte yandan boşuna zaman geçirmemiş olsaydık katetebileceğimiz ilerleme?
1971
harekâtında başbakan yardımcılığına Amerika’daki işinden alınıp getirilen
rahmetli Atilla Karaosmanoğlu, bir konuşmasında, aklımda kaldığı kadarıyla
yazıyorum. Bunları ve şunları yaparsak Avrupa’yı ancak 4434 senede
yakalayabiliriz, demişti. Dört bin dört yüz aklımda gibi 34 ü ben ekledim.
Eklemesem 44 olarak algılanacak. Doğrusu o zaman haddim olmayarak kınamıştım
kendisini. Yol mu ölçüyorsun ki küsuratını da veriyorsun? Moralimizi niye
bozuyorsun? Biz, Allah’ın izniyle en
kısa zamanda… diyordum içimden. İnce hesaplara girmiyordum. Biz bunları,
şunları yaparken Avrupa’nın yerinde saymayacağını pek akla getiremiyorduk.
Bu
anda yani dijitalleşme çağında diğer isimle yapay zekâ çağında ne durumdayız?
Bir kere daha Karaosmanoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Demek ki 1970’ lerde
kanım fazla kaynıyordu.
Bu
arada yazılı ve görsel medyanın tamamı suni / yapay başka deyişle iktidarın
işine gelecek ekonominin çöküşünü, eğitimin geriye gidişini, hukukun bir garip
hale dönüşünü, yönetimin “merhametli monarşi”ye dönmek üzere olduğunu kamufle
edecek gündemlerle meşgul oluyor diyemeyiz. Arada bir de olsa doğruyu
söyleyenler de oluyor her halde.
İçimizden,
ne yani Belediye operasyonları ve mutlak butlan rivayetleri ele alınmasın mı?
Geçiyor olabilir. Bakın ne yazıyor Prof. Dr. Muhammet Özekes “CHP Kurultayı ile
ilgili olarak verilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Kararı birçok açıdan
değerlendirilmiştir. Ancak karar aynı zamanda ve asıl (görev, yargı yolu,
anayasa hukuku, seçim hukuku, kamu hukuku, ceza hukuku tartışmaları ve bu
yöndeki doğru olup olmaması bir yana) usûl hukuku sorunudur. Karar hem
yargılama hem esas hem de tedbir bakımından birçok usûl sorununu ve
yanlışlığını barındırmaktadır. ‘Butlan’ hukukta karşılığı olmayan izahı zor
bir karar.” (15/06/2026 00:01, gorusler@karar.com)
Bizlere
öğretilen şudur: Usûl sorunu olan dosyalar kapağı açılmadan iade edilir. Kaldı
ki Hukuk tanımayarak insanların saygınlıklarını sıfırlamaya çalışmak ne demek?
Ne demek olacak insanlıktan çıkmak demek diyebilirsiniz.
İnsanların
saygınlıklarıymış bendeki düşünceye de bak. İnsanların geleceği ve Türkiye
Cumhuriyeti’nin bekası söz konusudur…
Bu
kadar yazmam da zaman israfıdır. Lütfen düşünelim ve zamanımızı israf
etmeyelim. Toplumumuz ve Cumhuriyetimiz için öncelikler neyse zamanımızı
bunların gerçekleştirmesi için harcayalım. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya
çalışalım.
Çalışan
Mahrum kalmaz.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 18. 06. 2026
__________________________
1. Ayet: A'râf Suresi 31. ayette şöyle buyrulur: "Yiyiniz,
içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah
israf edenleri sevmez."
Hadis: Hz. Muhammed (s.a.v.), suyu kullanırken bile ölçülü olunmasını
öğütlemiş ve "Abdest alırken bile su israf edilmez" uyarısında
bulunmuştur.
2. Zaman, yerine
konulamayan, biriktirilemeyen veya satın alınamayan tek kaynaktır. Parayı,
enerjiyi ya da eşyaları kaybedip tekrar kazanabilirsiniz; ancak boşa harcanan
bir saniye dahi asla geri gelmez. İslam ve İhsan +2
“Kıyâmet
gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar
kaldıklarını sanırlar.” (en-Nâziât, 46)
3. Zaman israfı; kişinin sahip olduğu en değerli ve geri döndürülemez sermaye olan zamanı, kendisine veya hedeflerine hiçbir maddi, manevi, zihinsel ya da fiziksel değer katmayan işlerle boşa harcaması veya “zaman öldürmesi” durumudur. İslam ve İhsan +2
Zaman israfı
genellikle bilinçsiz davranışlardan veya kötü alışkanlıklardan doğar:
4. Zaman yönetimini geliştirerek israfın önüne geçmek mümkündür: İslam ve İhsan +1
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde; “Bir kimse kıyamet günü
ömrünü nerede tükettiğinden, ilmi ile ne gibi işler yaptığından, malını nereden
kazanıp nereye harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça
bulunduğu yerden ayrılamaz.”
Ayrıca Bakınız:
https://sigmacenter.com.tr/blog/7-temel-israf/
https://www.somuncubaba.net/makale/zamanin-israfi-2#:~:text=Peygamber%20Efendimiz
